Adıyaman’da Serebral Palsi'ye dikkat çekildi: ‘Aileler yalnız bırakılmamalı’ - Videolu Haber
ADIYAMAN (PERRE) - (Murat KAYIŞ) - Adıyaman'da 6 Ekim Dünya Serebral Palsi Farkındalık Günü kapsamında, serebral palsili bireylerin ve ailelerinin yaşadığı sorunlara dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak amacı...
Adıyaman Serebral Palsililer Derneği, Serebral Palsililer Topluluğu ve Hayata Destek Derneği'nin katkılarıyla Seyirtepe'de düzenlenen yemekli programa; Adıyaman Vali Yardımcısı Bilal Göksu, Adıyaman Serebral Palsililer Derneği Başkanı Bülent Buğday, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Mesut Polat, İl Müftüsü Dr. Mehmet Reşat Şavlı, ADEKALP Başkanı Zeynel Abidin Şenlik, Adıyaman Üniversitesi Öğretim Görevlisi Dr. Hülya Torun Yeterge, Dokuz Eylül Üniversitesi'nden Prof. Dr. Sunday Yıldırım Doğru, program koordinatörü Şengül Coşkun, dernek yönetim kurulu üyeleri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, serebral palsili bireyler ve aileleri katıldı.

BUĞDAY: AMAÇ FIRSAT EŞİTLİĞİNİ SAĞLAMAK
Programın açılış konuşmasını yapan Adıyaman Serebral Palsililer Derneği Başkanı Bülent Buğday, 6 Ekim'in serebral palsili bireyler ve aileleri açısından yalnızca bir farkındalık günü olmadığını, aynı zamanda toplumun bakış açısını değiştirmeyi ve daha kapsayıcı bir yaşam oluşturmayı amaçlayan küresel bir farkındalık hareketi olduğunu söyledi.
Serebral palsinin doğum öncesi, doğum sırası veya doğum sonrasında erken dönemde meydana gelen beyin hasarı sonucunda ortaya çıkabilen, ilerleyici olmayan ancak bireyin yaşamı boyunca farklı şekillerde etkilenebilen nörogelişimsel bir durum olduğunu belirten Buğday, serebral palsinin yalnızca bireyi değil, aileleri ve toplumu da ilgilendiren bir alan olduğunu ifade etti.
Eğitim, sağlık, istihdam ve sosyal yaşam alanlarında fırsat eşitliğinin sağlanması, erişilebilirliğin artırılması ve serebral palsili bireylere yönelik toplumsal bakışın doğru bilgilerle şekillendirilmesi gerektiğini vurgulayan Buğday, ailelerin yaşadığı maddi ve manevi yükün yalnızca anne, baba ve kardeşlerin sorumluluğuna bırakılmasının adil olmadığını söyledi.
Buğday, "Ailelerimiz günümüz şartlarında çok ciddi maddi ve manevi zorluklar yaşamaktadır. Serebral palsili bireylerin ve ailelerinin yaşam mücadelesi yalnızca ailelerin omuzlarına bırakılmamalıdır. Bu mesele toplumun tamamını ilgilendiren insani ve sosyal bir sorumluluktur" dedi.
"İMTİHANINIZ" YAKLAŞIMININ ÖTESİNE GEÇİLMELİ
Toplumda engelli bireylere yönelik iyi niyetle kullanılan ancak zaman zaman aileleri yalnızlaştırabilen "İmtihanınızdır, Allah yardımcınız olsun" gibi yaklaşımların ötesine geçilmesi gerektiğini belirten Buğday, insanın insana karşı sorumluluğuna dikkat çekti.
Kur'an-ı Kerim'de ihtiyaç sahiplerinin gözetilmesi, yetimlere ve miskinlere yardım edilmesi konusunda önemli mesajlar bulunduğunu ifade eden Buğday, konuşmasında Bakara, Tevbe, İsra, Hakka, Maûn, Nur ve Beled surelerinden örnekler verdi.
Özellikle Hakka Suresi'nin 34. ayetinde yer alan "Miskini (mesakini) doyurmaya teşvik etmiyordu" ifadesine dikkat çeken Buğday, toplumsal dayanışmanın yalnızca bireysel yardım anlayışıyla sınırlandırılmaması gerektiğini vurguladı.
Hareket kabiliyeti kısıtlı, öz bakımını veya günlük yaşamını tek başına sürdüremeyen bireylerin yaşadığı zorluklara da değinen Buğday, serebral palsili bireylerin yanı sıra genetik tanılı çocuklar ve bireyler, felç ve inme geçiren kişiler ile yaşlıların da erişilebilirlik ve sosyal destek politikalarının önemli bir parçası olduğunu söyledi.

HEDEF TÜRKİYE'DE FEDERASYONLAŞMAK
Adıyaman Serebral Palsililer Derneği olarak temel hedeflerinin serebral palsili bireylerin ve ailelerinin yaşam kalitesini yükseltmek olduğunu belirten Buğday, daha güçlü bir yapı oluşturmak amacıyla Türkiye genelinde federasyonlaşmayı hedeflediklerini ifade etti.
Buğday, "Çağrımız, bugün burada bizimle birlikte olan değerli misafirlerimiz gibi bütün toplumumuzun serebral palsili bireylere ve ailelerine karşı duyarlı olmasıdır. Biz bu nedenle dernekleştik. Hedefimiz Türkiye'de federasyonlaşarak daha güçlü bir farkındalık oluşturmak, bireylerimizin ve ailelerimizin hayat şartlarını daha konforlu ve erişilebilir bir düzeye yükseltmektir" diye konuştu.
BEKMEZ: TOPLUMUN BİR PARÇASI OLMAK İSTİYORUZ
Programda serebral palsili birey Yusuf Ziya Bekmez de söz alarak yaşamından kesitler paylaştı.
Serebral palsili bireylerin toplumdan ayrı görülmek istemediğini belirten Bekmez, herkes gibi sosyal hayatın içerisinde yer almak istediklerini söyledi. Acıma ve acıtasyon yerine eşit bireyler olarak görülmek istediklerini ifade eden Bekmez, herkes gibi kahve ve çay mekânlarında bulunabilmenin ve sosyal yaşamın doğal bir parçası olabilmenin kendileri açısından büyük önem taşıdığını dile getirdi.

GÖKSU: DEVLETİMİZİN TÜM KURUMLARIYLA YANINIZDAYIZ
Programın kapanış konuşmasını yapan Adıyaman Vali Yardımcısı Bilal Göksu ise serebral palsili bireyler ve aileleriyle bir arada olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Ailelerin çocuklarına yönelik fedakârlık ve özverilerinin büyük bir takdire değer olduğunu belirten Göksu, bu birliktelikten önemli dersler çıkarılması gerektiğini söyledi.
Göksu, "Muhteşem ailelerimiz ve bireylerimizle bir arada olmanın feyzini, coşkusunu ve idrakini yaşıyorum. Ailelerimizin çocuklarına gösterdiği duyarlılığı ve fedakârlığı burada yakından görüyor ve izliyorum. Bu birliktelikten hepimizin çıkaracağı çok önemli dersler var. Devletimiz tüm kurumlarıyla vatandaşlarımıza hizmetlerini yerine getirme gayreti içerisindedir. Biz de bu birlikteliğin her zaman içerisinde olacağız ve üzerimize düşen desteği tereddütsüz vermeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
Program, yemek duasının ardından sona erdi. Katılımcılar, programın ardından serebral palsili bireyler ve aileleriyle bir araya gelerek sohbet etti.
Programda, serebral palsili bireylerin toplumun ayrılmaz bir parçası olduğu, erişilebilir yaşamın bir ayrıcalık değil temel bir hak olduğu ve ailelerin yalnız bırakılmaması gerektiği mesajları öne çıktı.
Kaynak : PERRE































































































