Seo Paketleri
Menu

Halka açık çevrimiçi seminerler dizisi başladı!

Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi, toplumsal katkı ve bilim iletişimi misyonu çerçevesinde hayata geçirdiği yeni projesiyle dikkat çekiyor.

GİRİŞ: 20 Kasım 2025 - 11:16
Halka açık çevrimiçi seminerler dizisi başladı!
Fotoğraf : BEYAZ

Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi, toplumsal katkı ve bilim iletişimi misyonu çerçevesinde hayata geçirdiği yeni projesiyle dikkat çekiyor. Her Çarşamba saat 20.00’de çevrimiçi olarak gerçekleştirilecek olan ve 8 hafta sürecek seminer dizisi, 19 Kasım 2025 tarihinde başladı. Katılımın tamamen ücretsiz olduğu ve programı eksiksiz takip edenlere "Dijital Katılım Sertifikası" nın verileceği seminer dizisi, eleştirel düşünmeden dijital görgü kurallarına, Türk dizilerinin sosyolojik okumasından bilinçli tüketiciliğe kadar geniş bir yelpazede uzman akademisyenleri halkla buluşturuyor.

Seminer dizinin ilk konusu eleştirel düşünme becerileri

Seminer dizisinin açılışını yapan Üsküdar Üniversitesi Yeni Medya ve İletişim (İngilizce) Bölüm Başkanı Doç. Dr. Bahar Muratoğlu Pehlivan, "Eleştirel Düşünme Becerileri: Zihnimizin Tuzaklarını Tanımak" başlıklı sunumunda, bilgi kirliliğinin yoğun olduğu günümüzde hayati bir önem taşıyan "Eleştirel Düşünme" kavramını derinlemesine ele aldı.

Doç. Dr. Pehlivan, bu kavramın sadece bir zeka göstergesi değil, öğrenilebilir ve geliştirilebilir bir beceri seti olduğunu belirterek, “Eleştirel düşünme, en basit tanımıyla insanın kendi düşüncesi üzerine düşünmesi ve bu eylem üzerine eleştirel bir bakış açısı kazanmasıdır. Yaşamımızın her alanında, kendi düşünce sistemlerimiz üzerine doğru akıl yürütme süreçlerine dayanan analizler yapabilmektir. Eleştirel Düşünme Derneği’nin de belirttiği gibi, bu bir eylem rehberidir. Gözlem, deneyim ve iletişim yoluyla edindiğimiz bilgileri etkin bir biçimde analiz etme yöntemidir. Ancak bu noktada kabul etmemiz gereken ilk gerçek şudur: İnsan düşüncesi kusurlu olmaya yatkındır.” dedi.

Kendi düşüncemiz zannettiğimiz fikirler aslında öğrenilmiş kabuller

İnsanların doğdukları andan itibaren aile, çevre, eğitim sistemi ve medya gibi unsurların etkisiyle şekillendiğini ifade eden Doç. Dr. Pehlivan, çoğu zaman kendi düşüncemiz zannettiğimiz fikirlerin aslında öğrenilmiş kabuller olduğunu söyledi.

Doç. Dr. Pehlivan, “Kültür, içine doğduğumuz andan itibaren gündelik yaşam pratiklerimizi belirler. Biz bunları sorgulamadan alışkanlığa dönüştürürüz. Eleştirel düşünür olabilmek için öncelikle bu içselleştirilmiş kabulleri fark etmemiz, otoritelerden bağımsız düşünebilmemiz ve kanıta dayalı karar verme mekanizmasını çalıştırmamız gerekir. Kendi kültürümüze, kendi düşünme sistemimize, kendi alışkanlıklarımıza eleştirel bir gözle, sorgulayıcı bir gözle bakabilmeyi başarmak, aynı zamanda şu da demek; kendi toplum ve kültürümüze ait olmayan ve yaşam pratikleri açısından bizden uzak olan toplum ve kültürleri ve bu kültürlerde yetişmiş olan insanları da anlayabilmek ve o kültürlere karşı da bir aslında anlayış ve nesnel bir bakış gerektirebilmek demek. Dolayısıyla aslında insanlar arasındaki din, dil, kültür gibi birtakım farklılıklar adil ve tarafsız düşünmemize engel olmamalı.” diye konuştu.

Rasyonel düşünmenin önündeki engeller Egosentrizm ve Sosyosentrizm

Doç. Dr. Pehlivan, rasyonel düşünmeyi engelleyen en temel iki eğilimin ‘Ben Merkezcilik’ (Egosentrizm) ve ‘Grup Merkezcilik’ (Sosyosentrizm) olduğunu, ben merkezciliğin, kişinin her koşulda kendi çıkarını ve haklılığını ön plana alma çabası olduğunu kaydederek, “İnsan, kendi inançlarını sürdürmek için bazen tutarsız ve irrasyonel davranabilir. Ben merkezci tavırda amaç, nesnel ve doğru bilgiye ulaşmak değil, kendi düşüncesini haklı çıkarmaktır. Bu yüzden kişi, kendisini doğrulayan kanıtları görürken, fikrini çürüten delilleri görmezden gelir.” şeklinde konuştu.

Grup merkezciliğin (Sosyosentrizm) ise toplumsal kutuplaşmaların temelinde yattığına dikkat çeken Doç. Dr. Pehlivan, “İçinde bulunduğumuz grup; bu bir millet, bir futbol takımı veya bir siyasi parti olabilir, bize neyin doğru neyin yanlış olduğunu dikte eder. Kendi grubumuzun hatalarını örtbas ederken, karşı grubun hatalarını mercek altına alırız. ‘Biz iyiyiz, onlar kötü’ kabulüyle hareket ederiz. Oysa eleştirel düşünce, ‘Başka bir toplumda doğsaydım aynı değerlere sahip olur muydum?’ sorusunu sorabilmeyi gerektirir” ifadelerini kullandı.

Bilimsel bilgi yanlışlanabilir olmalı

Bilimsel görünümlü ancak bilimsel temelden yoksun olan “Sahte Bilimler” (Pseudoscience) konusuna da değinen Doç. Dr. Pehlivan, astroloji, fal ve bazı spiritüel inançların işleyiş mekanizmalarını anlattı ve “Sahte bilimler, bilimsel olduklarını iddia ederler ancak hipotezlerini çürütülmeye karşı korumalı olarak kurarlar. Oysa bilimsel bilgi yanlışlanabilir olmalıdır. ‘Evrenden iste, olsun’ gibi yaklaşımlarda, istediğiniz gerçekleşmediğinde ‘Yeterince istemedin’ denilerek suç bireye atılır. Bu döngüsel bir mantık hatasıdır.” dedi.

İnsanların fallarda veya burç yorumlarında kendilerini bulmalarının sebebinin “Barnum Etkisi” olduğunu dile getiren Doç. Dr. Pehlivan, “Size ‘Dışarıdan sert görünüyorsunuz ama içiniz çok duygusal’ dendiğinde bunu kabul edersiniz. Çünkü bu, hemen herkes için geçerli olabilecek genel bir ifadedir. İnsanlar belirsizlikten hoşlanmaz ve anlam bulmaya isteklidir. Bu yüzden gerçekleşen tek bir tahmini hatırlar, gerçekleşmeyen otuz tahmini unuturuz. Buna da ‘Seçici Düşünme’ diyoruz” şeklinde konuştu.

Mantık hatası taşıyan akıl yürütmeleri neler?

Doç. Dr. Bahar Muratoğlu Pehlivan, eleştirel düşünme disiplininin en önemli başlıklarından biri olan mantık hatalarını (logical fallacies) ele alarak, "Yanlış akıl yürütme süreçleri, argüman oluştururken, bir fikri savunurken, bir sav ortaya atarken yaptığımız mantıksal yanılgıların genel adıdır. Doğru olarak gerekçelendirilmemiş, doğru öncüller üzerine kurulmamış veya hatalı ya da eksik bir akıl yürütmeyle şekillenmiş argümanlar bu başlık altında değerlendiriliyor. Bu mantık hatası taşıyan akıl yürütmelerin bazı türleri hem günlük hayatımızda hem de medyada, siyasette çok fazla karşımıza çıktığı için belirli isimlerle adlandırılmış ve tanımlanmışlar.” diye konuştu.

Doç. Dr. Pehlivan, konuşmasında en yaygın görülen yanlış akıl yürütme biçimlerini şu başlıklar altında detaylandırdı:

Fikri değil, kişiliği hedef almak: “Ad Hominem"

Tartışmalarda en sık karşılaşılan hatalardan birinin kişiyi karalama olduğunu belirten Doç. Dr. Pehlivan, "Ad Hominem, bir insanın fikirlerini, bakış açısını, o insanın kişiliğine ya da sahip olduğu karakter özelliklerine saldırarak eleştirmeye çalışmayı ifade eder. Karşıdaki kişinin fikrini yanlışlamaya çalışırken doğru gerekçeler sunmak yerine, o fikirle ilgisiz olan ama o kişinin kişiliğine saldırı içeren argümanlar kullanmaktır. Örneğin, yabancı bir ekonomi profesörü ülkemiz ekonomisi ile ilgili bir yorum yapmış olsun. Birisi, 'O profesörün görüşleri çok saçma çünkü o bir yabancı' derse, bu Ad Hominem olur." ifadesinde bulundu.

Sözleri çarpıtmak: “Çöp Adam (Straw Man) yanılgısı"

Karşı tarafın argümanını zayıflatmak için sözlerinin kasten çarpıtılmasına "Çöp Adam" yanılgısı dendiğini ifade eden Doç. Dr. Pehlivan, "Burada karşı tarafın argümanını karikatürize ederek ve abartılı yorumlar kullanarak saptırmaktan bahsediyoruz. O fikri çarpıtmak ve saldırıya daha açık hale getirmek anlamına geliyor. Örneğin birisi, 'Sosyal medya dikkat süresini kısaltıyor' dediğinde, karşı taraf 'Ne yapalım yani hiç sosyal medya kullanmayalım mı? Teknolojiden tamamen uzak mı duralım, mağaraya mı dönelim?' cevabını veriyorsa bu bir Çöp Adam yanılgısıdır. Çünkü ilk kişi teknolojiyi reddetmeyi önermemiş, sadece bir gözlemi aktarmıştır." dedi.

Sıralamayı nedensellik sanmak: “Post Hoc"

Olayların oluş sırasının her zaman bir neden-sonuç ilişkisi doğurmadığına dikkat çeken Doç. Dr. Pehlivan, "Post Hoc" yanılgısını şu sözlerle anlattı:

"Bu, zamansal olarak ardışık olan iki olay arasında, sadece biri daha önce diğeri daha sonra gerçekleştiği için nedensel bir ilişki varmış gibi davranmaktır. Sonradan olan, daima öncekinin sonucudur şeklindeki yanlış inançtır. Oysa her şey bir şeyden sonra olur. Her sabah evden çıktığımda karşıdaki okulun zili çalıyor olabilir. Ama okulun zilinin çalması ben dışarı çıktığım için gerçekleşmiyor."

Küçük örneklerden büyük genellemeler

Bilimsel geçerliliği olmayan az sayıda örnekle genelleme yapmanın tehlikelerine değinen Doç. Dr. Pehlivan, "Burada savunulan bir iddianın desteklenmesi için az sayıda örnek üzerinden istatistiksel sonuçlara ulaşma söz konusudur. Örneğin, 'Bizim ailede herkes çok tatlı yer ama kimse şeker hastası olmadı, o yüzden tatlının şeker hastalığı yaptığına inanmıyorum' demek, küçük sayılarla istatistik hatasıdır. Sadece bizim ailemiz veya arkadaş çevremiz toplumun genelini temsil etmeyebilir. Bu tür genellemeler genellikle yanlış çıkar." diye konuştu.

Doğada var olan durumların toplumsal ahlak veya doğruluk için mutlak bir ölçüt olamayacağını da vurgulayan Doç. Dr. Pehlivan, "Bir şeyin doğal olduğu için iyi ve geçerli olduğunu öne sürmek, hatalı bir akıl yürütmedir. Doğadaki olgular bize iyi, doğru veya ahlaki olanı vermez; değer içermezler. Örneğin, bebeğin ilk besini anne tarafından karşılanıyor diye çocuk bakımının her zaman ve sadece annenin sorumluluğunda olması gerektiği iddiası, biyolojik bir olgudan değer çıkarmaya çalışmaktır. Doğada hayvanların yaşam biçimlerini aynen alıp insan yaşamına uygulayamayız. Ayrıca doğal olan her şey insana iyi gelmez; doğada zehirli bitkiler de vardır." dedi.

Korelasyon ile nedensellik aynı şey değil

İstatistiksel verilerin yorumlanmasında sıkça yapılan hatalardan biri olan korelasyon ve nedensellik karmaşasına da değinen Doç. Dr. Pehlivan, "İki değişken arasında korelasyon (ilişki) var diye her zaman neden-sonuç ilişkisi olduğunu düşünemeyiz. " şeklinde konuştu.

Doç. Dr. Pehlivan, bir fikri sadece bir otorite söylediği için veya çoğunluk yaptığı için doğru kabul etmenin de birer mantık hatası olduğunu belirterek, "Herhangi bir alanda otorite sahibi bir kişinin ifade ettikleri, tek başına bir fikrin doğruluğunu kanıtlamak için yeterli değildir. 'Çoğunluk yapıyorsa doğrudur' yanılgısı da tehlikelidir. Bir şeyi çoğunluğun yapıyor olması, onun doğru veya etik olduğunu göstermez." ifadesinde bulundu.

Doç. Dr. Bahar Muratoğlu Pehlivan, sunumunun son bölümünde günlük hayatta ve tartışmalarda sıkça düşülen "İspat Yükü / Cehalete Başvurma" ve "Döngüsel Nedensellik" yanılgılarını da işaret ederek, "İspat Yükü ve Cehalete Başvurma" (Appeal to Ignorance) olarak adlandırılan yanılgının, henüz kanıtlanmamış bir konunun, tersi ispatlanamadığı için doğru kabul edilmesi durumu olduğunu, "Döngüsel Nedensellik" (Circular Reasoning) yanılgısının da bir argümanın doğruluğunu, yine o argümanın kendisine dayandırarak ispatlamaya çalışmak olduğunu sözlerini tamamladı.

Seminer Dizisi 8 Hafta Sürecek

Programın ilerleyen haftalarında ele alınacak öne çıkan başlıklar ve konuşmacılar ise şöyle:

“3 Aralık Çarşamba 2025 tarihinde Radyo, Televizyon ve Sinema Bölüm Başkanı Doç. Dr. Esennur Sirer, ‘Türk Dizilerini Okumak: Kültür ve Temsiller’ başlıklı seminerinde, Türk dizi sektörünün kültürel kimlik oluşumundaki rolünü ve uluslararası pazardaki ekonomik etkilerini değerlendirecek. İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gül Esra Atalay, 17 Aralık Çarşamba 2025’teki sunumunda, dijital çağda saygılı ve etik iletişimin temelleri olan Netiket’i ele alacak; siber zorbalık ve çevrimiçi çatışmaların önüne geçmenin yollarını tartışacak. 24 Aralık Çarşamba 2025’te Doç. Dr. Özge Uğurlu Akbaş, ‘Etkili İletişim’ semineriyle beden dili, empati kurma ve çatışma çözümü becerileri üzerinden kişisel markayı geliştirme yöntemlerini aktaracak. Reklamcılık Bölüm Başkanı Prof. Dr. Özgül Dağlı, 7 Ocak Çarşamba 2026’da ‘Bilinçli Tüketici Olmak’ başlığı altında, 502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun çerçevesinde tüketicilerin haklarını ve mantıklı alışverişin püf noktalarını paylaşacak.”

Görsel sanat ve kent kültürü inceleniyor

Seminer dizisinde medya ve iletişim alanının farklı disiplinlerine de yer veriliyor. 21 Ocak 2026’da Görsel İletişim Tasarımı Bölüm Başkanı Prof. Dr. And Algül ile "Tasarım Okumaları" seminerinde, reklam görselleri üzerinden vaka analizleri yaparak tasarımların toplumsal bilinç ve algı üzerindeki etkilerini inceleyecek. 4 Şubat 2026 tarihinde ise Çizgi Film ve Animasyon Bölüm Başkanı Doç. Dr. Cem Tutar, "Kent Okumaları: Kentsel Mekân ve Mahalle Kültürü" semineriyle, kentsel dönüşüm süreçleri çerçevesinde değişen mahalle yaşantısını ve mekân-insan ilişkisini ele alacak.

Seminerler dizisi, 11 Şubat 2025’te Gazetecilik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Süleyman İrvan’ın sunacağı "Yurttaş Haberciliği" semineriyle sona erecek. Prof. Dr. İrvan, dijital teknolojilerle haber üretimine katılan yurttaşların rolünü, bu olgunun etik ilkelerini ve geleneksel gazetecilikten farklarını açıklayacak.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Haber Kaynağı : BEYAZ

BENZER HABERLER

Yorum Ekle

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır. Zorunlu alanlar * ile işaretlenmiştir

PUAN DURUMU
O AV P
1 Galatasaray Galatasaray 32 73 74
2 Fenerbahçe Fenerbahçe 32 71 70
3 Trabzonspor Trabzonspor 32 59 66
4 Beşiktaş Beşiktaş 32 56 59
5 Göztepe Göztepe 32 40 52
6 Başakşehir Başakşehir 32 53 51
7 Samsunspor Samsunspor 32 43 48
8 Rizespor Rizespor 32 44 40
Tamamını Göster
15 Eyüpspor Eyüpspor 32 26 29
16 Gençlerbirliği Gençlerbirliği 32 30 28
17 Kayserispor Kayserispor 32 24 27
18 Karagümrük Karagümrük 32 28 24
O AV P
1 Erzurumspor Erzurumspor 38 82 81
2 Amed Sportif Amed Sportif 38 81 74
3 Esenler Erokspor Esenler Erokspor 38 81 74
4 Arca Çorum FK Arca Çorum FK 38 63 71
5 Bodrum FK Bodrum FK 38 71 64
6 Pendikspor Pendikspor 38 58 63
7 Keçiörengücü Keçiörengücü 38 73 60
8 Bandırmaspor Bandırmaspor 38 47 60
Tamamını Göster
17 Serik Belediyespor Serik Belediyespor 38 44 39
18 Sakaryaspor Sakaryaspor 38 45 34
19 Hatayspor Hatayspor 38 33 14
20 A.Demirspor A.Demirspor 38 22 -54
O AV P
1 Arsenal Arsenal 35 67 76
2 M.City M.City 34 69 71
3 M. United M. United 35 63 64
4 Liverpool Liverpool 35 59 58
5 Aston Villa Aston Villa 35 48 58
6 Bournemouth Bournemouth 35 55 52
7 Brentford Brentford 35 52 51
8 Brighton Brighton 35 49 50
Tamamını Göster
17 Tottenham Tottenham 35 45 37
18 West Ham United West Ham United 35 42 36
19 Burnley Burnley 35 35 20
20 Wolves Wolves 35 25 18
O AV P
1 Bayern Munih Bayern Munih 32 116 83
2 B. Dortmund B. Dortmund 32 65 67
3 RB Leipzig RB Leipzig 32 63 62
4 Leverkusen Leverkusen 32 66 58
5 VfB Stuttgart VfB Stuttgart 32 66 58
6 Hoffenheim Hoffenheim 32 64 58
7 Freiburg Freiburg 32 45 44
8 E. Frankfurt E. Frankfurt 32 57 43
Tamamını Göster
15 Werder Bremen Werder Bremen 32 37 32
16 Wolfsburg Wolfsburg 32 42 26
17 St. Pauli St. Pauli 32 27 26
18 FC Heidenheim FC Heidenheim 32 38 23
O AV P
1 Barcelona Barcelona 34 89 88
2 Real Madrid Real Madrid 34 70 77
3 Villarreal Villarreal 34 64 68
4 Atletico Madrid Atletico Madrid 34 58 63
5 Real Betis Real Betis 34 52 53
6 Celta Vigo Celta Vigo 34 48 47
7 Getafe Getafe 34 28 44
8 Athletic Bilbao Athletic Bilbao 34 40 44
Tamamını Göster
17 Sevilla Sevilla 34 41 37
18 Alaves Alaves 34 40 36
19 Levante Levante 34 38 33
20 Real Oviedo Real Oviedo 34 26 28
O AV P
1 Inter Inter 35 82 82
2 SSC Napoli SSC Napoli 35 52 70
3 AC Milan AC Milan 35 48 67
4 Juventus Juventus 35 58 65
5 Roma Roma 35 52 64
6 Como Como 35 59 62
7 Atalanta Atalanta 35 47 55
8 Lazio Lazio 35 39 51
Tamamını Göster
17 Lecce Lecce 35 24 32
18 Cremonese Cremonese 35 27 28
19 Verona Verona 35 24 20
20 Pisa Pisa 35 25 18
O AV P
1 PSG PSG 31 70 70
2 Lens Lens 31 61 64
3 Lyon Lyon 32 52 60
4 Lille Lille 32 51 58
5 Rennes Rennes 32 56 56
6 AS Monaco AS Monaco 32 56 54
7 Marsilya Marsilya 32 59 53
8 Strasbourg Strasbourg 31 50 46
Tamamını Göster
15 Nice Nice 32 36 31
16 Auxerre Auxerre 32 30 28
17 Nantes Nantes 32 29 23
18 Metz Metz 32 32 16
O AV P
1 PSV Eindhoven PSV Eindhoven 32 92 78
2 Feyenoord Feyenoord 32 67 61
3 NEC Nijmegen NEC Nijmegen 32 74 56
4 Ajax Ajax 32 61 55
5 FC Twente FC Twente 32 54 55
6 Alkmaar Alkmaar 32 54 50
7 SC Heerenveen SC Heerenveen 32 57 50
8 FC Utrecht FC Utrecht 32 51 47
Tamamını Göster
15 Telstar Telstar 32 44 31
16 FC Volendam FC Volendam 32 33 31
17 NAC Breda NAC Breda 32 30 25
18 Heracles Heracles 32 34 19
SEO Paketleri Uluslararası evden eve nakliyat Uluslararası nakliyat Uluslararası taşımacılık Yurt dışına ev taşıma