Anahtar Parti Besni İlçe Başkanı Dayan: ‘İran’a dış müdahaleye de doğrudan işgale de karşıyız’
ADIYAMAN (PERRE) - (Sibel TURAN) - Anahtar Parti Besni İlçe Başkanı Ahmet Tevfik Dayan, İran'a yönelik dış müdahale ve bölgesel gelişmelere ilişkin yazılı bir açıklama yaptı.
Dayan açıklamasında, bir ülkenin rejiminin ancak o ülke halkı tarafından değiştirilebileceğini belirterek, "Bir ülkenin halkı istemediği bir rejimle yönetiliyorsa bu rejimi değiştirecek tek siyasi güç o ülke halkının kendisi ve dostlarıdır. Bizler İran halkının dostları olarak İranlıların baskıcı ve totaliter bir rejimde yaşamalarını bekleyemeyiz. Ancak ABD, İsrail ve Atlantik ittifakının İran halkının dostu olmadığı da açıktır" ifadelerini kullandı.
'Türkiye Açısından da Riskli Bir Süreç'
Dış müdahalenin yalnızca İran'ı değil Türkiye'yi de etkileyeceğini savunan Dayan, "Müdahalenin İran'ı dönüştürmeye çalıştığı siyasi mekanizmanın Türkiye Cumhuriyeti ve halkına da dost olmadığı ortadadır" dedi.
Açıklamasında kamuoyunda tartışılan iki temel noktaya dikkat çeken Dayan, İran'da yaklaşık 30 milyon Azerbaycan Türkünün yaşamasının, İran'ın dış müdahaleyle parçalanmasının Türkiye'ye yarayacağı düşüncesini kuvvetlendirdiğini belirtti. Ayrıca, General Kasım Süleymani'nin öldürülmesiyle başlayan ve Beşar Esad'ın Suriye'yi terk etmesiyle devam eden süreç sonunda İran'ın bölgedeki etkinliğinin kırılmasının Türkiye'ye yeni bir alan açtığı yönündeki görüşlerin dile getirildiğini ifade etti.
Dayan, bu yaklaşımların ciddi yanılgılar içerdiğini savunarak, İran'ın tamamen içine kapanması halinde Türkiye'nin bölgede kilit rol üstleneceği düşüncesinin temkinle değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
'Misak-ı Milli ve Sınır Genişlemesi Tartışmaları'
Dayan, açıklamasında Misak-ı Milli referanslı sınır genişlemesi tartışmalarına da değinerek, Musul-Kerkük hattı ve Erbil merkezli senaryoların kamuoyuna sunulma biçimine dikkat çekti. Bu tür yaklaşımların milli-ulus devlet yapısından çok milletli bir yapıya geçiş riskini beraberinde getirebileceğini öne sürdü.
İmralı'da bulunan Abdullah Öcalan ile yürütülen sürece ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Dayan, Misak-ı Milli söyleminin iç kamuoyuna dönük bir strateji olarak kullanılabileceğini iddia etti. Dayan, bu tür gelişmelerin Türkiye'nin üniter yapısı açısından uzun vadede riskler doğurabileceğini savundu.
İran'ın toprak bütünlüğünün korunarak bölgesel olarak yeniden şekillendirilmesi senaryolarının kısa vadede olumlu gibi sunulabileceğini ancak orta vadede Türkiye ve İran'ın toprak bütünlüğünü zayıflatabileceğini ileri süren Dayan, sınırların küresel güçler tarafından yeniden dizayn edilmesi ihtimaline dikkat çekti.
'Türkiye Merkez Ülke Rolüne Aldanmamalı'
Ortadoğu'da geçmişte İran'a biçilen bölgesel güç rolünü hatırlatan Dayan, Irak işgalinden sonra İran'ın bölgede önemli bir aktör haline geldiğini, ancak zamanla bu rolün İran'ın içişlerine müdahaleye dönüştüğünü savundu.
"Bugün önümüzdeki on yıl için benzer bir rol Türkiye'ye biçilmektedir" diyen Dayan, Türkiye'nin bu süreçten zarar görmeden çıkabilmesi için güçlü kurumsal kapasite, nitelikli insan kaynağı, ekonomik altyapı ve bilimsel yetkinlik gerektiğini ifade etti.
Dayan açıklamasında, "İran operasyonuna partner olmak ya da küresel sistemin projelerine aparat bir ülke haline gelmek ateşle oynamaktır. Bizler kendi planlarını uygulayan bir ülke seviyesine çıkmanın mücadelesini vermeliyiz. Coğrafyamızın küresel güçler tarafından yeniden şekillendirilmesine alet olmamalıyız" ifadelerine yer verdi.
Kaynak : PERRE
Haber Kaynağı : PERRE
Yorum Ekle
E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır. Zorunlu alanlar * ile işaretlenmiştir































































































