Seo Paketleri
Menu

Affetmek nasıl özgürleştirir?

Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof.

GİRİŞ: 12 Ocak 2026 - 12:03
Affetmek nasıl özgürleştirir?
Fotoğraf : BEYAZ

Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, affetme ve affetme psikolojisi konusunu değerlendirdi.

Olgunlaşmamış kişiliklerde öç alma davranışı baskın

İnsanların kendilerini kötü hissettiren bir olay veya kişiye karşı öç alma, kaçınma ya da affedicilik gibi üç farklı tepki geliştirebildiğini söyleyen Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Olgunlaşmamış kişiliklerde öç alma davranışı baskındır. ‘Bana yaptıysa ben de yaparım’ şeklinde bir tepki oluşur. Zayıf ve kaçıngan kişiliklerde ise kişi olaydan uzaklaşır, izolasyona gider. Bu iki uç da ruhsal dengeyi bozar. Oysa affedicilikte kişi olayı analiz eder, ‘Ne kadarından ben sorumluyum ne kadarından değilim?’ diye düşünür ve süreci kabullenmeye çalışır.” dedi.

Affedememek biyolojik bir yük oluşturur

Affetmenin yalnızca psikolojik bir süreç olmadığını, aynı zamanda bağışıklık sistemini güçlendiren nörobiyolojik bir etki yarattığını belirten Prof. Dr. Tarhan, “Kin, öfke, nefret, kıskançlık, düşmanlık gibi duygular beyindeki ‘beş karanlık atlı’dır. Bu duygular aktifleştiğinde beyinde asidik kimyasallar salgılanır. Bu durum bağışıklık sistemini zayıflatır, stres hormonlarını artırır. En çok mide ve bağırsak sistemi etkilenir, depresif kişilerde cilt rahatsızlıkları görülür. Kronik stres, uzun vadede kanser gibi ciddi hastalıkların zeminini hazırlar.” diye konuştu.

Affetmemek kibirdir

Bazı kişilik yapılarının affetmeye dirençli olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Tarhan, narsistik ve paranoyak eğilimli bireylerin en çok affedemeyen gruplar arasında yer aldığını belirtti. Prof. Dr. Tarhan, “Affetmemek kibirdir. Narsistik kişilik bozukluğu olan kişiler eleştiriyi haksızlık gibi algılar, kin tutar, unutmamakla övünür. Onlar için affetmek zayıflıktır. Ancak bu kişilerde kronik stres çok fazladır ve bu kadar zihinsel yükle uzun yaşamak mümkün değildir. Paranoyak kişilikler de benzer şekilde kendilerine yöneltilen eleştirileri tehdit gibi algılarlar. Bu kişiler unutamaz, affedemez, hep hesap tutar. ‘Deve kini’ denilen bu durum ilişkileri bozar, güveni yok eder.” ifadesinde bulundu.

Affetmek mümkün değilse kabullenmek gerekir

Prof. Dr. Tarhan, özellikle ihanet, aldatma veya adaletsizlik gibi olaylarda affetmenin her zaman mümkün olmadığını ancak kişinin “radikal kabullenme” yoluyla zihinsel yükünü hafifletebileceğini ifade ederek, “Bazen karşı taraf özür dilemez, affedilecek bir durum da yoktur. Bu durumda kişi ‘Evet, haksızlığa uğradım. Affedemiyorum ama kabulleniyorum’ diyebilir. Bu, duygusal bir kapanıştır. Kişi olayı kutuya koyar, rafa kaldırır ve hayatına devam eder. Böylece affetmeden de unutmayı başarabilir.” şeklinde konuştu.

Çocuklukta yaşanan adaletsizlik travma bırakır

Prof. Dr. Tarhan, çocuklukta yaşanan haksızlıkların bireyin yaşamı boyunca kalıcı izler bıraktığını ifade ederek, “Bir olayda, dövülen bir çocuk karakola götürülüyor ve döven kişi rütbeli biri olduğu için çocuk ondan özür dilemeye zorlanıyor. Çocuk altını ıslatmış halde el öptürülüyor. Bu olay çocuğun zihninde fotoğraf gibi kalır. Ancak ilerleyen yıllarda bu çocukta haksızlığa karşı güçlü bir duyarlılık gelişebilir. Travma bazen kişilik olgunlaşmasını da tetikleyebilir.” diye konuştu. 

Affetmek kişiyi özgürleştirir

Prof. Dr. Tarhan, affetmenin kişiyi hem ruhsal hem de bedensel anlamda özgürleştirdiğini belirterek, “Affetmek, geçmişin zincirlerinden kurtulmak demektir. Kişi affettiği zaman kendini özgürleştirir. Affetmeyen kişi ise geçmişte yaşadığı olayın mahkûmu olur. Olay bitmiş olsa bile zihin onu yeniden yaşar. Bu nedenle affetmek, bir erdem olmanın ötesinde, kişinin kendi sağlığına yaptığı en büyük yatırımdır.” ifadesinde bulundu.

Affetmenin antidepresan etkisi var

Affetmenin yalnızca ilişkileri onarmadığını, aynı zamanda kişinin psikolojik yükünü hafiflettiğini ifade eden Prof. Dr. Tarhan, affetmenin beyindeki antidepresan etkisine dikkat çekti. Prof. Dr. Tarhan, “Affeden kişi kendi içindeki yükü atar, özgürleşir. Sosyal bağlanma teorisine göre affetme, güven ilişkisini yeniden kurar ve sosyal bağları güçlendirir. Psikolojik olarak da kişinin kaygısını ve depresif yükünü azaltır.” dedi.

Prof. Dr. Tarhan, affetmeyi başaramayan kişilerde çözülmemiş yas ve tamamlanmamış travma belirtileri görüldüğünü söyleyerek, “Kişi affedemediğinde, travmayı yeniden ve yeniden yaşar. Bu, beyinde açık kalmış bir dosya gibidir. Kapatılmadığı sürece zihni yavaşlatır, kişiyi duygusal olarak tüketir.” ifadesinde bulundu.

Affetmek sadece karşı tarafı bağışlamak anlamına gelmiyor

Affetmenin yalnızca karşı tarafı bağışlamak değil, aynı zamanda radikal kabullenme ve kendini affetme süreci olduğunu belirten Prof. Dr. Tarhan, “Kişinin kendini affedebilmesi için önce öz farkındalığı olması gerekir. Eğer kişi her olayı başkasına bağlıyorsa, hep ‘o hata yaptı, o özür dilesin’ diyorsa, affetme sürecini tamamlayamaz. Oysa olayı analiz edip kendi payını görebilen kişi, travmayı fırsata dönüştürmeyi başarabilir.” diye konuştu.

Affetmenin ilişkilerde uzlaşmayı ve yeniden yapılanmayı da kolaylaştırdığını dile getiren Prof. Dr. Tarhan, “Bir ilişkiye yatırım yapılırsa, affedicilik sayesinde nefretin sevgiye, kırgınlığın güvene dönüşmesi mümkündür. Bu, duygusal regülasyonun bir sonucudur.” dedi.

Affetme sürecinde samimiyetin nörobiyolojik etkisine de dikkat çeken Prof. Dr. Tarhan, “Samimiyetin nörobilimi var. Ayna nöronlar, duygusal okuryazarlığımızı yönetir. Empatisi yüksek kişiler karşısındakini hisseder. Ancak aşırı empati, kişinin benlik saygısını düşürür. Benlik algısı çok düşerse depresyon, çok yükselirse narsisizm gelişir. Bu dengeyi kurabilen kişiler, sağlıklı bağlar oluşturur.” şeklinde konuştu.

Affetmenin bir yönü de öz şefkat

Prof. Dr. Tarhan, affetmenin kişide duygusal kırılganlık oluşturduğunu ancak bu kırılganlığın doğru yönetildiğinde travmayı çözümlemenin en etkili yolu olduğunu dile getirerek, “Affedemeyen kişi, geçmişle şimdi arasındaki duygusal dosyayı kapatamaz.” ifadesinde bulundu.

Affetmenin bir yönünün de öz şefkat olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, “Kişi haksızlığa uğradığında hemen kendini suçlama eğilimindeyse, öz şefkat geliştirmemiştir. Öz şefkatte ‘ortak insanlık değeri’ vardır. Hatasız insan yoktur. Hata yapabilirlik insana özgüdür. Kişi ‘Bu hata bana ne öğretti?’ diyebilirse, tehdit boyutunu değil fırsat boyutunu görür. Hatalarını dönüştürebilen kişiler, olumsuz duyguları olumluya çevirebilir.” diye konuştu.

Kişi olayı zihninde sürekli yaşarsa, kortizol salgısı artıyor

Affedemeyen kişilerin çoğunun geçmişten getirdiği duygusal yükleri ilk karşılaştığı olaylara yansıttığını anlatan Prof. Dr. Tarhan, “İnsan trafikte orantısız öfkeleniyorsa, sırtında duygusal çöpler taşıyor demektir. Birikmiş öfkesini, ilk karşısına çıkan kişiye boşaltıyor. Linç kültürünün psikolojisi de budur.” dedi.

Affetmemenin bedensel etkilerine de değinen Prof. Dr. Tarhan, “Kişi olayı zihninde sürekli yaşarsa, kortizol salgısı artar. Beyin ACTH salgılayarak böbreküstü bezini uyarır. Kortizol pompalanır, vücut savaş haline girer: damar direnci artar, kaslar kasılır, tansiyon yükselir. Bazı insanlar kaç tepkisi verir, damarlar gevşer, tansiyon düşer. Hatta ani stres şokuyla ölen insanlar bile vardır. Adli tıpta travma izi bulunmayan ölümler, çoğu zaman kortizol fırtınasına bağlı olur.” şeklinde konuştu.

Affedicilik cinsiyete göre farklılaşıyor…

Cinsiyetler arasında affediciliğin biyolojik temellerine dikkat çeken Prof. Dr. Tarhan, “Kadın ve erkek stres altında farklı hormonlar salgılar. Kadında oksitosin salgısı artar, bu da sakinlik ve şefkat oluşturur. Erkekte vazopressin salgısı artar, damarları sıkar, liderlik ve sahiplenme davranışını tetikler. Kadın iç ilişkilerde, erkek dış ilişkilerde daha travmatiktir. Bu genetik roller, affedicilik farklarını da açıklar.” ifadesinde bulundu.

Affedicilik, intikam ve kaçınma arasında bir denge

Prof. Dr. Tarhan, yok saymanın affediciliğin bir savunma biçimi olduğunu belirterek, “Uzaklaşmak kaçınma davranışıdır. Eğer kişi ‘Bu kişi üzülmeye bile değmez’ diyorsa, bu bir travma çözümüdür. Ama kişi olayı sürekli düşünüyorsa, o artık izolasyondur. Affedicilik, intikam ve kaçınma arasında bir dengedir. İntikam toplumu yıkar, sosyal ilişkileri bozar. Kişi öfkesini günlerce yaşatırsa en büyük zararı kendine verir.” dedi.

Prof. Dr. Tarhan, affetmenin aynı zamanda sevgi ve değer temelli bir mesaj taşıdığını söyleyerek, “Affetmek, ‘Sen benim için önemlisin, değerlisin’ mesajıdır. Karşısındaki kişi empati yapabiliyorsa, bu bağları güçlendirir. Ancak merhamet ve utanma duygusu zayıf kişiler affedemez. Karşısındakine acı çektirmekten haz alırlar.” diye konuştu.

Son yıllarda affediciliğin yalnızca ahlaki veya dini bir konu olmaktan çıkarak nörobilimsel bir çalışma alanına dönüştüğünü vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, “Affetme, sadece manevi ya da felsefi bir kavram değil; nörobiyolojik bir süreçtir. Beynin stres sistemini düzenler, kortizol salınımını dengeler. Son 10 yılda affedicilikle ilgili çok sayıda bilimsel yayın çıktı. Çünkü artık biliyoruz ki, affetmek ruhu değil, bedeni de iyileştiriyor.” ifadesinde bulundu.

Affedicilik hem aile hem de toplum düzeyinde öğrenilen bir erdem

Affediciliğin hem aile hem de toplum düzeyinde öğrenilen bir erdem olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Tarhan, “Nasıl ki aile içinde anne-baba affedici ise, çocuk da bunu rol model alır. Aynı durum toplum için de geçerlidir. Lider affedici ise toplum affedicidir, lider kinciyse toplum da kinci olur.  Yani affedicilik de sahtecilik de bulaşıcıdır. Toplumsal değerlerin şekillenmesinde rol model kişilerin büyük etkisi vardır.” dedi.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Haber Kaynağı : BEYAZ

BENZER HABERLER

Yorum Ekle

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır. Zorunlu alanlar * ile işaretlenmiştir

PUAN DURUMU
O AV P
1 Galatasaray Galatasaray 32 73 74
2 Fenerbahçe Fenerbahçe 32 71 70
3 Trabzonspor Trabzonspor 32 59 66
4 Beşiktaş Beşiktaş 32 56 59
5 Göztepe Göztepe 32 40 52
6 Başakşehir Başakşehir 32 53 51
7 Samsunspor Samsunspor 32 43 48
8 Rizespor Rizespor 32 44 40
Tamamını Göster
15 Eyüpspor Eyüpspor 32 26 29
16 Gençlerbirliği Gençlerbirliği 32 30 28
17 Kayserispor Kayserispor 32 24 27
18 Karagümrük Karagümrük 32 28 24
O AV P
1 Erzurumspor Erzurumspor 38 82 81
2 Amed Sportif Amed Sportif 38 81 74
3 Esenler Erokspor Esenler Erokspor 38 81 74
4 Arca Çorum FK Arca Çorum FK 38 63 71
5 Bodrum FK Bodrum FK 38 71 64
6 Pendikspor Pendikspor 38 58 63
7 Keçiörengücü Keçiörengücü 38 73 60
8 Bandırmaspor Bandırmaspor 38 47 60
Tamamını Göster
17 Serik Belediyespor Serik Belediyespor 38 44 39
18 Sakaryaspor Sakaryaspor 38 45 34
19 Hatayspor Hatayspor 38 33 14
20 A.Demirspor A.Demirspor 38 22 -54
O AV P
1 Arsenal Arsenal 35 67 76
2 M.City M.City 33 66 70
3 M. United M. United 35 63 64
4 Liverpool Liverpool 35 59 58
5 Aston Villa Aston Villa 35 48 58
6 Bournemouth Bournemouth 35 55 52
7 Brentford Brentford 35 52 51
8 Brighton Brighton 35 49 50
Tamamını Göster
17 Tottenham Tottenham 35 45 37
18 West Ham United West Ham United 35 42 36
19 Burnley Burnley 35 35 20
20 Wolves Wolves 35 25 18
O AV P
1 Bayern Munih Bayern Munih 32 116 83
2 B. Dortmund B. Dortmund 32 65 67
3 RB Leipzig RB Leipzig 32 63 62
4 Leverkusen Leverkusen 32 66 58
5 VfB Stuttgart VfB Stuttgart 32 66 58
6 Hoffenheim Hoffenheim 32 64 58
7 Freiburg Freiburg 32 45 44
8 E. Frankfurt E. Frankfurt 32 57 43
Tamamını Göster
15 Werder Bremen Werder Bremen 32 37 32
16 Wolfsburg Wolfsburg 32 42 26
17 St. Pauli St. Pauli 32 27 26
18 FC Heidenheim FC Heidenheim 32 38 23
O AV P
1 Barcelona Barcelona 34 89 88
2 Real Madrid Real Madrid 34 70 77
3 Villarreal Villarreal 34 64 68
4 Atletico Madrid Atletico Madrid 34 58 63
5 Real Betis Real Betis 34 52 53
6 Celta Vigo Celta Vigo 34 48 47
7 Getafe Getafe 34 28 44
8 Athletic Bilbao Athletic Bilbao 34 40 44
Tamamını Göster
17 Alaves Alaves 34 40 36
18 Sevilla Sevilla 33 40 34
19 Levante Levante 34 38 33
20 Real Oviedo Real Oviedo 34 26 28
O AV P
1 Inter Inter 35 82 82
2 SSC Napoli SSC Napoli 35 52 70
3 AC Milan AC Milan 35 48 67
4 Juventus Juventus 35 58 65
5 Como Como 35 59 62
6 Roma Roma 34 48 61
7 Atalanta Atalanta 35 47 55
8 Bologna Bologna 35 42 49
Tamamını Göster
17 Lecce Lecce 35 24 32
18 Cremonese Cremonese 34 26 28
19 Verona Verona 35 24 20
20 Pisa Pisa 35 25 18
O AV P
1 PSG PSG 31 70 70
2 Lens Lens 31 61 64
3 Lyon Lyon 32 52 60
4 Lille Lille 32 51 58
5 Rennes Rennes 32 56 56
6 AS Monaco AS Monaco 32 56 54
7 Marsilya Marsilya 32 59 53
8 Strasbourg Strasbourg 31 50 46
Tamamını Göster
15 Nice Nice 32 36 31
16 Auxerre Auxerre 32 30 28
17 Nantes Nantes 32 29 23
18 Metz Metz 32 32 16
O AV P
1 PSV Eindhoven PSV Eindhoven 32 92 78
2 Feyenoord Feyenoord 32 67 61
3 NEC Nijmegen NEC Nijmegen 32 74 56
4 Ajax Ajax 32 61 55
5 FC Twente FC Twente 32 54 55
6 Alkmaar Alkmaar 32 54 50
7 SC Heerenveen SC Heerenveen 32 57 50
8 FC Utrecht FC Utrecht 32 51 47
Tamamını Göster
15 Telstar Telstar 32 44 31
16 FC Volendam FC Volendam 32 33 31
17 NAC Breda NAC Breda 32 30 25
18 Heracles Heracles 32 34 19
SEO Paketleri Uluslararası evden eve nakliyat Uluslararası nakliyat Uluslararası taşımacılık Yurt dışına ev taşıma