Seo Paketleri
Menu

Gıda, anında politize edilebilecek bir konu!

Üsküdar Üniversitesi, Yıldız Teknik Üniversitesi ve Kimyagerler Derneği iş birliği, Tarım ve Orman Bakanlığı desteğiyle bu yıl “Gıda Üretiminde Sürdürülebilirlik” temasıyla düzenlenen “4.

GİRİŞ: 12 Mayıs 2025 - 12:05
Gıda, anında politize edilebilecek bir konu!
Fotoğraf : BEYAZ

Üsküdar Üniversitesi, Yıldız Teknik Üniversitesi ve Kimyagerler Derneği iş birliği, Tarım ve Orman Bakanlığı desteğiyle bu yıl “Gıda Üretiminde Sürdürülebilirlik” temasıyla düzenlenen “4. Uluslararası Gıda Kimyası Kongresi”, 8-11 Mayıs 2025 tarihleri arasında Antalya/Kemer’deki Juju Premier Palace Hotel’de gerçekleştirildi.

Kongre kapsamında gerçekleştirilen özel oturumda ana konuşmacı olarak yer alan Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Deniz Ülke Kaynak “Krizler Yüzyılında Gıda Arzında Riskler ve Fırsatlar” konulu konuşma yaptı.

"Ne anlatırsak anlatalım, konuyu getiriyoruz kendi alanımıza, siyaset alanına." diyerek sözlerine başlayan Prof. Dr. Kaynak, siyasetin her şeyle bağlantılı olduğunu ve dünya siyasetinin herkes için izlemeye değer ve önemli bir faktör haline geldiğini belirtti.

21. yüzyıl bir "krizler yüzyılı" 

21. yüzyılın bir "krizler yüzyılı" olduğunu ifade eden Prof. Dr. Kaynak 21. yüzyıla girerken "Y2K sendromu" olarak bilinen bilgisayar sistemlerinin çökebileceği endişesinin yaşandığını ancak bunun gerçekleşmediğini belirterek, Birleşmiş Milletler zirvesinde çizilen iyimser tablonun, 11 Eylül saldırılarıyla kısa sürede dağıldığını vurguladı.

Bu saldırının, küresel güvenlik algılarında ciddi bir kaymaya yol açtığını ve devletlerin kaynaklarını askeri harcamalara yönlendirdiğini ifade eden Prof. Dr. Kaynak, savunma harcamalarının 750 milyar dolardan 2,5 trilyon dolara çıktığını, petrol fiyatlarının rekor seviyelere ulaştığını ve bir korku atmosferinin oluştuğunu, aynı zamanda, İslam dünyasının "öteki" olarak konumlandırıldığını ve bunun bir düşman ihtiyacını karşıladığını kaydetti.

İkinci büyük krizin 2008-2009 ekonomik krizi olduğunu ve bu krizle birlikte devletin yeniden bir iktisadi aktör olarak sisteme dahil olduğunu belirten Prof. Dr. Kaynak, şirket CEO'larının devletler tarafından atanabilir hale geldiğini, üçüncü krizin ise pandemi olarak ortaya çıkan sağlık krizi olduğunu ve bu krizin devletin bireyler üzerindeki biyopolitik iktidarını sağlamlaştırdığını, aşı zorunluluğu, seyahat kısıtlamaları gibi uygulamalarla bireylerin yaşamlarının kontrol altına alındığını vurguladı.

Mental hastalıklar için harcanan para 2024 itibarıyla 5 trilyon dolara ulaştı

Prof. Dr. Kaynak, bu üç küresel krizin, korku, kaygı ve aşırı güvenlikleştirme ortamı yaratarak 21. yüzyıl dünyasını şekillendirdiğini belirterek, savunma harcamalarının yanı sıra mental hastalıklar için harcanan paranın 2024 itibarıyla 5 trilyon dolara ulaştığını ve 2030'da bu rakamın 16 trilyon dolara çıkmasının beklendiğini ifade etti. Prof. Dr. Kaynak, “Bu bizlerle ilgili birtakım projelerin olduğu, bizlere bir şey yapılacağını da gösteren bir faktör. Korkularımız mı artacak, kaygılarımız mı artacak? Artık önümüzdeki dönemlerde göreceğiz." dedi.

Küresel bir siber saldırı ciddi sonuçlar doğurabilir

Prof. Dr. Kaynak, 21. yüzyılın ilk 25 yılında üç büyük küresel krizle karşılaşıldığını belirterek, dördüncü bir krizin nereden geleceğinin belirsiz olduğunu ancak siber alanın potansiyel bir kaynak olabileceğini söyledi. Kripto para piyasalarına ve bulut sistemlerine bağlı dijital varlıklara yönelik küresel bir siber saldırının ciddi sonuçlar doğurabileceğini vurgulayan Prof. Dr. Kaynak, bu tür bir saldırının, tarımsal üretimden lojistiğe, imalattan perakendeye kadar gıda sektörünün her aşamasını felç edebileceğini ifade etti.

İspanya ve Portekiz'deki kısa süreli elektrik kesintilerinin bile trilyonlarca dolarlık zararlara yol açtığını hatırlatan Prof. Dr. Kaynak, kripto para piyasalarındaki büyük değerin de siber saldırılara karşı güvensiz bir ortamda bulunduğu söyledi.

Bir diğer potansiyel kriz alanının ise sosyal medya ortamında yaratılabilecek kaygılar, endişeler ve büyük kitle hareketlenmeleri olduğunu ifade eden Prof. Dr. Kaynak, Arap Baharı'nın bir "Twitter devrimi" olduğunu hatırlatarak, X gibi platformların siyasi amaçlarla kullanılabildiği, bot hesaplar ve sahte haberlerle kitlelerin yönlendirilebildiğini vurguladı.

Gıdanın politize edilmesi ve ticari yaptırımlar

Gıda meselesinin hayati önem taşıdığını ve anında politize edilebilecek bir konu olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Kaynak, ülkeler arası ilişkiler bozulduğunda gıda ürünlerinin bir yaptırım aracı olarak kullanılabildiğini belirtti.

Prof. Dr. Kaynak, "Senin domatesini almıyorum diyor mesela. Rusya'yla problem yaşıyorsun, ‘almıyorum’ diyor. ‘İçinde pestisit vardı’ gibi bir şey uyduruyor mesela." diyerek, bu tür durumların temel sebebinin genellikle gerçekten bir sağlık riski değil, siyasi baskı oluşturma amacında olduğunu, desteklenmek istenen ülkeden zararlı da olsa ürün alınırken, karşı çıkılan bir ülkenin ürünlerinin alınmayarak ekonomik zarar verilmeye çalışıldığını kaydetti.

Bir başka önemli kriz alanı olarak iklim krizi…

Bir başka önemli kriz alanı olarak iklim krizine dikkat çeken Prof. Dr. Kaynak, tarihteki büyük gıda krizlerinin iklimsel değişimlerle bağlantılı olduğunu hatırlattı. 1600-1750 yılları arasındaki Avrupa'daki iklimsel soğuma döneminin büyük kıtlıklara yol açtığını kaydeden Prof. Dr. Kaynak, günümüzde de belli bölgelerin sular altında kalması, bazı ürünlerin iklim değişikliği nedeniyle yetiştirilememesi, toprağın zehirlenmesi, kirlenmesi ve kuraklık gibi sorunların ciddi gıda krizlerine yol açabileceğini söyledi.

Küresel iklim krizinin sadece gıda şokları yaratmakla kalmayıp, uluslararası göçleri tetikleyebileceğini, su krizlerine yol açabileceğini ve büyük nüfus hareketlerine neden olabileceğini vurgulayan Prof. Dr. Kaynak, “Türkiye de iklim krizinden en çok etkilenecek olan toprak alanlarının başında geliyor.” diye konuştu.

Grönland’ın altı ciddi doğal kaynaklarla dolu 

İklim krizinin bir diğer etkisinin ise yeni ticaret yollarının ortaya çıkması olduğunu ifade eden Prof. Dr. Kaynak, dünyanın gözünün Arktik bölgesinde olduğunu dile getirerek, şöyle devam etti:

“Grönland, yüzölçümü açısından Türkiye’nin yaklaşık 2,5 katı büyüklüğünde devasa bir bölge. Peki neden bu kadar önemli? Çünkü günümüzde dünyanın en büyük enerji rezervleri artık bu bölgelerde yer alıyor. Grönland’ın altı ciddi doğal kaynaklarla dolu. Üstelik iklim krizi nedeniyle buzullar hızla eriyor ve bugüne kadar kimyasal görmemiş, tertemiz, tarıma elverişli alanlar açığa çıkıyor. Örneğin, Sibirya artık ekip-biçilecek hale gelmeye başladı. Kuzey Denizi ise lojistik açıdan büyük bir avantaja sahip olmaya başladı. Çünkü dünyanın kutup bölgesi, yapısı gereği dar bir alan; bu da kuzeyden yapılan seyahatleri ve taşımacılığı çok daha kısa sürede ve ekonomik hale getiriyor. Şu anda kullandığımız tüm büyük ticaret yolları güneyde ve daha uzun mesafelere yayılmış durumda. Ancak kuzeye yöneldikçe, bu mesafeler kısalıyor ve büyük bir lojistik kapasite ortaya çıkıyor. İklim krizi, sadece çevresel etkilerle değil, aynı zamanda enerji kaynakları ve küresel ticaret yolları üzerinde de büyük bir değişim yaratacak gibi görünüyor.”

Günümüzdeki çatışmaların büyük bir kısmı ticari koridorların yeniden şekillenmesiyle ilişkili

Gıda konusunda bir diğer önemli meselenin ticari koridorlar ve bunlar arasındaki rekabet olduğunu belirten Prof. Dr. Kaynak, günümüzdeki çatışmaların büyük bir kısmının ticari koridorların yeniden şekillenmesiyle yakından ilişkili olduğunu ifade etti.

Günümüzde ortaya çıkan ticari koridorların ambargolara karşı yeni alanlar açma amacı taşıdığını belirten Prof. Dr. Kaynak, 2023 yılında anlaşması yapılan AYMEK (Hindistan-Orta Doğu-Avrupa Ekonomik Koridoru) koridorunun oyun değiştirici bir faktör olduğunu, bu koridorun Mumbai'den başlayıp Dubai üzerinden Arap Yarımadası'nı geçerek İsrail'deki Hayfa Limanı'ndan Pire'ye kadar uzanacağını anlattı. Prof. Dr. Kaynak, yol üzerinde Kıbrıs'ın bulunduğunu ve bu durumun Türkiye için riskler barındırdığını ifade etti.

AYMEK koridorunun dışında, güney koridoru olarak bilinen ve Çin'den, Hindistan'dan gelen ticari ürünleri Kızıldeniz ve Süveyş Kanalı üzerinden taşıyan bir başka önemli güzergahın da Gazze açıklarından geçtiğine işaret eden Prof. Dr. Kaynak, bölgedeki jeopolitik gelişmelerin gıda arzı üzerindeki etkilerine dikkat çekti.

Gazze bölgesi uluslararası bir limana dönüştürülmek isteniyor

Küresel gıda arzının güvenliğinin, günümüz dünyasındaki jeopolitik gelişmelerin ve ticari koridorlar üzerindeki rekabetin merkezinde yer aldığını vurgulayan Prof. Dr. Kaynak, Gazze meselesinin uluslararası bir sorun haline gelmesinin altında, bölgenin uluslararası bir limana dönüştürülme isteğinin yattığını belirtti.

Donald Trump'ın dünyaya emlak piyasası gibi baktığını ve Gazze'yi "çok güzel bir gayrimenkul" olarak gördüğünü ifade eden Prof. Dr. Kaynak, Amerika'nın Alaska ve Louisiana'yı satın almasını örnek göstererek, Batı'nın toprağa özel mülkiyet ve parasal bir değer olarak baktığını söyledi.

Gazze'nin İsrail'e bırakılmayan ancak uluslararası bir yönetimle açık bir liman haline getirilmeye çalışıldığını ve bölgedeki nüfusun seyreltilerek farklı bir yapı oluşturulmak istendiğini anlatan Prof. Dr. Kaynak, "Temel mesele ticari koridor açılması. Kimse insanlarla falan çok fazla ilgilenmiyor." Diye konuştu.

PKK terör örgütünün silah bırakma ihtimaline değinen Prof. Dr. Kaynak, bu durumun Ortadoğu'daki yeni düzen arayışlarıyla bağlantılı olabileceğini söyledi. Hizbullah lideri Hasan Nasrallah'ın öldürülmesinin ardından Netanyahu'nun "Bu bir yeni düzen harekatı" açıklamasını hatırlatan Prof. Dr. Kaynak, bölgede devlet dışı aktörlerin rolünün azaldığı, devletten devlete ilişkilerin ön plana çıktığı bir döneme girildiğini belirtti.

Türkiye'nin Zengezur koridorunu açması

Türkiye'nin de Zengezur koridorunu açarak orta koridor stratejisini hayata geçirmeye çalıştığını belirten Prof. Dr. Kaynak, bu yolla Azerbaycan ve Türk Cumhuriyetlerinden gelen ticaretin Türkiye üzerinden Avrupa'ya ulaştırılmasının hedeflendiğini dile getirdi.

Prof. Dr. Kaynak, Azerbaycan ile İsrail arasındaki ilişkilerin Türkiye'yi Gazze konusunda zor bir dengeye soktuğunu ifade etti.

2022'de yapılan tahıl koridoru anlaşması…

Bütün ticari koridorların gıda güvenliği ve gıda arzının güvenliği açısından hayati öneme sahip olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Kaynak, Karadeniz'in dünyanın en önemli tahıl ambarlarından biri olduğunu ve Türkiye'nin bu bölgeden gelen tahıl için bir geçiş alanı oluşturduğunu, 2022'de yapılan tahıl koridoru anlaşmasının dünya açısından çok önemli olduğunu ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı uluslararası alanda ön plana çıkardığını ifade etti.

Gıda arzındaki küresel dengesizlikler ve potansiyel riskler

Amerika'nın dünyanın önemli tahıl ambarlarından biri olduğunu ve rahatlıkla üretim yapıp satabildiğini belirten Prof. Dr. Kaynak, Afrika'da ise işlenemeyen kaynakların bulunduğunu, Sudan gibi ülkelerin aslında en verimli tahıl kuşakları arasında yer alabileceğini ancak paylaşım savaşları nedeniyle bu potansiyelin kullanılamadığını ifade etti.

Gıda güvenliği açısından önemli bir risk olarak "agroterörizm" kavramına dikkat çeken Prof. Dr. Kaynak, tarımsal alanlara yönelik terör saldırılarının mümkün olduğunu söyledi.

Dünyada 344 milyon insan açlık tehdidiyle yaşıyor

İnsanların gıdaya ulaşımlarını engellemenin, Maslow'un ihtiyaçlar hiyerarşisinin en temel basamağı olan fiziksel ihtiyaçlara yönelik bir saldırı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Kaynak, bu durumun güvenlik ihtiyacını da ortadan kaldırarak insan olmanın gerektirdiği bütün güvenlik damarlarını kestiğini ifade etti.

Prof. Dr. Kaynak, “Dünyada 344 milyon insan açlık tehdidiyle yaşıyor, yaklaşık 2 milyon insan açlıktan ölmek üzere ve önemli bir bölümü Gazze'de bulunuyor. Türkiye'de bile yetersiz beslenme ciddi bir problem. Devlet okullarındaki çocukların yaklaşık yüzde 60'ı kahvaltı etmiyormuş, yüzde 10'a yakın bir bölümü akşam yemeği yemeden yatıyormuş. Türkiye'de de artık derin yoksulluk dediğimiz bir şey var. Açlıkla terbiye ediliyor insanlar. Bu nedenle gıda meselesini ön plana çıkarmamız kaçınılmaz.” şeklinde konuştu.

Türkiye’nin kendisini diğer ülkelerden farklı bir şekilde koruma altına alması…

Uluslararası ilişkilerdeki güç dengelerine de değinen Prof. Dr. Kaynak, “Amerikan kartalına güven olmaz. Rus ayısıyla dansa kalkılmaz ama Çin ejderhasına çok yaklaşırsak da elimiz yanar." diyerek Türkiye'nin dikkatli bir denge politikası izlemesi gerektiğini vurguladı.

Prof. Dr. Kaynak, “Türkiye'nin kendisini diğerlerinden ayrı bir biçimde korumaya alması, bizim çocukluğumuzdaki gibi kendi kendine yeten, kendi gıda güvenliğini kendisi güvenceye alan bir ülke olmaya başlaması aynı zamanda stratejik bir güvenlik tercihidir.” diyerek sözlerini tamamladı. 

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Haber Kaynağı : BEYAZ

BENZER HABERLER

Yorum Ekle

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır. Zorunlu alanlar * ile işaretlenmiştir

PUAN DURUMU
O AV P
1 Galatasaray Galatasaray 32 73 74
2 Fenerbahçe Fenerbahçe 32 71 70
3 Trabzonspor Trabzonspor 32 59 66
4 Beşiktaş Beşiktaş 32 56 59
5 Göztepe Göztepe 32 40 52
6 Başakşehir Başakşehir 32 53 51
7 Samsunspor Samsunspor 32 43 48
8 Rizespor Rizespor 32 44 40
Tamamını Göster
15 Gençlerbirliği Gençlerbirliği 31 30 28
16 Eyüpspor Eyüpspor 31 25 28
17 Kayserispor Kayserispor 31 23 26
18 Karagümrük Karagümrük 31 27 21
O AV P
1 Erzurumspor Erzurumspor 38 82 81
2 Amed Sportif Amed Sportif 38 81 74
3 Esenler Erokspor Esenler Erokspor 38 81 74
4 Arca Çorum FK Arca Çorum FK 38 63 71
5 Bodrum FK Bodrum FK 38 71 64
6 Pendikspor Pendikspor 38 58 63
7 Keçiörengücü Keçiörengücü 38 73 60
8 Bandırmaspor Bandırmaspor 38 47 60
Tamamını Göster
17 Serik Belediyespor Serik Belediyespor 38 44 39
18 Sakaryaspor Sakaryaspor 38 45 34
19 Hatayspor Hatayspor 38 33 14
20 A.Demirspor A.Demirspor 38 22 -54
O AV P
1 Arsenal Arsenal 35 67 76
2 M.City M.City 33 66 70
3 M. United M. United 34 60 61
4 Liverpool Liverpool 34 57 58
5 Aston Villa Aston Villa 34 47 58
6 Bournemouth Bournemouth 35 54 52
7 Brentford Brentford 35 52 51
8 Brighton Brighton 35 49 50
Tamamını Göster
17 West Ham United West Ham United 35 42 36
18 Tottenham Tottenham 34 43 34
19 Burnley Burnley 35 35 20
20 Wolves Wolves 35 25 18
O AV P
1 Bayern Munih Bayern Munih 32 116 83
2 B. Dortmund B. Dortmund 31 65 67
3 RB Leipzig RB Leipzig 32 63 62
4 Leverkusen Leverkusen 32 66 58
5 VfB Stuttgart VfB Stuttgart 32 66 58
6 Hoffenheim Hoffenheim 32 64 58
7 E. Frankfurt E. Frankfurt 32 57 43
8 Freiburg Freiburg 31 44 43
Tamamını Göster
15 Werder Bremen Werder Bremen 32 37 32
16 St. Pauli St. Pauli 32 26 26
17 Wolfsburg Wolfsburg 31 41 25
18 FC Heidenheim FC Heidenheim 32 38 23
O AV P
1 Barcelona Barcelona 34 89 88
2 Real Madrid Real Madrid 33 68 74
3 Villarreal Villarreal 34 64 68
4 Atletico Madrid Atletico Madrid 34 58 63
5 Real Betis Real Betis 33 49 50
6 Celta Vigo Celta Vigo 34 48 47
7 Getafe Getafe 33 28 44
8 Athletic Bilbao Athletic Bilbao 34 40 44
Tamamını Göster
17 Alaves Alaves 34 40 36
18 Sevilla Sevilla 33 40 34
19 Levante Levante 34 38 33
20 Real Oviedo Real Oviedo 33 26 28
O AV P
1 Inter Inter 34 80 79
2 SSC Napoli SSC Napoli 35 52 70
3 AC Milan AC Milan 35 48 67
4 Juventus Juventus 34 57 64
5 Como Como 35 59 62
6 Roma Roma 34 48 61
7 Atalanta Atalanta 35 47 55
8 Bologna Bologna 35 42 49
Tamamını Göster
17 Lecce Lecce 35 24 32
18 Cremonese Cremonese 34 26 28
19 Verona Verona 34 23 19
20 Pisa Pisa 35 25 18
O AV P
1 PSG PSG 31 70 70
2 Lens Lens 31 61 64
3 Lille Lille 32 51 58
4 Lyon Lyon 31 48 57
5 Rennes Rennes 31 54 56
6 AS Monaco AS Monaco 32 56 54
7 Marsilya Marsilya 32 59 53
8 Strasbourg Strasbourg 30 49 46
Tamamını Göster
15 Nice Nice 32 36 31
16 Auxerre Auxerre 31 27 25
17 Nantes Nantes 32 29 23
18 Metz Metz 32 32 16
O AV P
1 PSV Eindhoven PSV Eindhoven 32 92 78
2 Feyenoord Feyenoord 32 65 58
3 NEC Nijmegen NEC Nijmegen 32 74 56
4 Ajax Ajax 32 61 55
5 FC Twente FC Twente 31 52 54
6 SC Heerenveen SC Heerenveen 32 57 50
7 Alkmaar Alkmaar 31 52 49
8 FC Utrecht FC Utrecht 32 51 47
Tamamını Göster
15 Telstar Telstar 32 44 31
16 FC Volendam FC Volendam 32 33 31
17 NAC Breda NAC Breda 32 30 25
18 Heracles Heracles 32 34 19
SEO Paketleri Uluslararası evden eve nakliyat Uluslararası nakliyat Uluslararası taşımacılık Yurt dışına ev taşıma