Seo Paketleri
Menu

Prof. Dr. Nevzat Tarhan: “Toksik kişilikler empati yapmaz, sadece 'hep bana' der!"

Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof.

GİRİŞ: 02 Şubat 2026 - 13:36
Prof. Dr. Nevzat Tarhan: “Toksik kişilikler empati yapmaz, sadece 'hep bana' der!"
Fotoğraf : BEYAZ

Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, toksik kişilikler ve ilişkiler konusunu değerlendirdi.

Yılanın zehri dozunda ilaç olur, fazlası öldürür

Prof. Dr. Nevzat Tarhan, toksik kişiliklerin bireysel ilişkilerde ve toplumsal hayatta yarattığı risklere dikkat çekerek, “Yılanın zehri dozunda ilaç olur, fazlası öldürür. İnsan karakterindeki bazı özellikler de böyledir. Yerinde ve ölçülü kullanıldığında faydalı olabilir, ama manipülatif şekilde kullanılırsa toksik hale gelir” dedi.

Zorba ve kurban ilişkisi ortaya çıkar

Toksik ilişkilerde genellikle manipülasyonun ön planda olduğunu belirten Prof. Dr. Tarhan, “Normal görünen bir ilişki, manipülasyon başladığında toksikleşir. Bu ilişkilerde zorba ve kurban vardır. Zorba kişiler adaylarını iyi seçer, manipüle eder, üzerinde baskı kurar. Bazı kişiler bunu kasıtlı yapar, bazıları ise karakterinin gereği olarak farkında olmadan yapar. İki tür kişilikten söz ediyoruz: Kasten manipüle edenler ve bunu doğru zannettiği için yapanlar.” diye konuştu.

B tipi kişilikler empati yoksunudur

Kişilik bozukluklarını da işaret eden Prof. Dr. Tarhan, “Özellikle B tipi kişilikler risk taşır. Narsistik, antisosyal, histrionik ve paranoid kişilik bozuklukları toksik ilişkilere zemin hazırlar. Bu kişiliklerin ortak özelliği empati yoksunluğudur. Egoları çok yüksektir, eleştiriye kapalıdırlar. Eleştiriyi tehdit olarak algılar, hemen dost-düşman ayrımı yaparlar. Böyle kişiler karar verici pozisyonda olduklarında büyük tehlike doğar.” ifadesinde bulundu.

Karanlık üçlü kanser hücresi gibi

Prof. Dr. Tarhan, narsistik kişilik, Makyavelistlik ve antisosyal eğilimlerin birleşimine “karanlık üçlü” denildiğini belirterek, “Bu üçlü bir araya geldiğinde kanser hücresi gibi davranır. Kanser hücresi sınırsızdır, sorumsuzdur, doyumsuzdur. Sadece kendini büyütür, çevresini yutar. Toksik kişilikler de aynıdır. Empati yapmaz, sadece ‘hep bana’ der. Vücudumuzda bağışıklık sistemi kanser hücresine sınır koyar, durdurur. İnsan ilişkilerinde de aynı yöntem geçerlidir: Sınır koymazsanız toksik kişilikler büyür.” şeklinde konuştu.

Niyet analizi yapılmalı

Toksik kişiliklerle baş etmede en kritik noktanın “niyet analizi” olduğunu söyleyen Prof. Dr. Tarhan, “Bir kişi manipülasyonu kasten mi yapıyor, yoksa doğru olduğuna inanarak mı yapıyor? Bu ayrımı yapmak gerekir. Hukuktaki gibi kasti suç ile taksirli suç arasında fark vardır. Kasten yapanlara karşı daha dikkatli olmak gerekir” ifadelerini kullandı.

Hayır diyemeyenler hasta oluyor

Prof. Dr. Tarhan, özellikle aile içindeki toksik ilişkilerin ağır psikiyatrik tablolar doğurabileceğini ifade ederek, “Üç çocuklu bir kadın ağır depresyonla geldi. Evde kayınvalideyle yaşıyorlardı. Kayınvalide iyi niyetliydi ama evin tüm düzenini o belirliyordu. Eşi de tamamen annesinin tarafını tutuyordu. Kadın hiçbir sınır koymamıştı, hep fedakârlık yapmıştı. Sonunda ağır depresyona girdi ve hastaneye yatırmak zorunda kaldık. Oysa sorun kayınvalide değil, kadının sınır koyamamasıydı. Fedakârlık şeması ve merhamet yorgunluğu dediğimiz tablo buydu.” dedi.

Kendine zarar verme özgürlüğü yok

Fedakârlığın kültürel olarak yüceltildiğini ancak kişinin kendi ruh sağlığını hiçe saymasının kabul edilemeyeceğini vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, “Bizim kültürümüzde ‘evi dişi kuş yapar’ anlayışı vardır. Ama kişi kendi haklarını yok sayarsa, ‘aman olay çıkmasın’ diye sürekli taviz verirse sonunda hasta olur. İnsanın başkasına zarar verme özgürlüğü olmadığı gibi, kendine zarar verme özgürlüğü de yoktur. Bu nedenle toksik ilişkilerde en önemli korunma mekanizması, sınır koyma becerisidir.” diye konuştu.

Toksik kişilikler farklı yöntemlerle insanları köleleştiriyor

Prof. Dr. Tarhan, toksik kişiliklerin farklı yöntemlerle insanları köleleştirdiğini belirterek, “Kimisi överek, kimisi azarlayarak, kimisi şiddetle köleleştirir. Ama yöntem değişse de amaç aynıdır; karşı tarafı kontrol altına almak” dedi.

Antisosyaller şiddet uygular, narsistler överek köleleştirir

Toksik kişiliklerin davranışlarını örneklendiren Prof. Dr. Tarhan, şöyle devam etti:

“Egosu yüksek kişiler farklı yöntemler kullanır. Narsistik kişilik, eşini över, yüceltir. Ardından ‘bana her istediğimi yapacaksın’ der, köle-efendi ilişkisi kurar. Başkaları ise eşini aşağılar, özgüvenini yerle bir eder, depresyona sokar ama bunu ‘senin için yaptım’ diye sunar. Yani biri överek köleleştirir, diğeri ezerek köleleştirir. Antisosyal kişiliklerse daha da farklıdır, sosyal normları yoktur, merhametleri yoktur, suça beceriklidirler, çok rahat şiddet uygularlar.”

İçine atmak en büyük hata

Prof. Dr. Tarhan, toksik ilişkilerde en çok yapılan hatanın sessizlik olduğunu belirterek, “Kurban olan taraf genelde ‘aman olay çıkmasın, çocuklar etkilenmesin’ diyerek içine atıyor. Bu, en büyük hatadır. Oysa yapılması gereken güzellikle sınır koymaktır. ‘Bu yaptığın yanlış, ben bunu onaylamıyorum. Ama evliliğimizin geleceği için katlanıyorum’ denirse karşı taraf savunmaya geçmez” diye konuştu.

Ego savaşları orman kanununa döner

İlişkilerdeki ego savaşlarına da işaret eden Prof. Dr. Tarhan, “Şu an ‘o bağırınca sen de bağır, o bir şey fırlatıyorsa sen de fırlat’ gibi öneriler var. Bu yöntem ego savaşlarını körükler. Ego savaşlarının olduğu yerde orman kanunları geçerli olur. Güçlü zayıfı ezer. Ekonomik veya fiziksel gücü fazla olan kazanır. Oysa burada hisseden beyin değil, düşünen beyin kullanılmalı. Karşı taraf bağırmaya başladığında ‘yavaş konuşur musun, seni anlamak istiyorum’ demek çok etkilidir. Çünkü bağırarak yavaş konuşmak mümkün değildir. Böylece düşünen beyin devreye girer ve öfke kırılır.” dedi.

Fırtınalara dayanabilen ilişkiler uzun ömürlüdür

Evliliklerde üç dönem olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Tarhan, “Birinci dönem romantizm, ikinci dönem ego savaşları, üçüncü dönem bağlılıktır. Asıl kırılma ikinci dönemde olur. Bu dönemde sorun çözme becerilerini kullanan çiftler bağlılık dönemine geçer. İşte o zaman ömür boyu süren bir aşk doğar.

Narsistler sert duvara çarptığında değişir

B tipi kişiliklerin eleştiriye kapalı olduklarını vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, “Narsistik, antisosyal, histrionik kişilikler eleştiriyi tehdit olarak görür. Ama hayatın sert duvarına çarpınca değişmeye başlarlar. Narsistik yaralanma yaşadıklarında yalnız kaldıklarını fark ederler. Etraflarındaki ilişkilerin sahte olduğunu anlarlar. Çünkü insanlar onları değil, menfaatlerini seviyordur. Bu kişilerin değer verdiği şey para, makam ya da ailesi olabilir. Onun zarar gördüğünü fark ettiklerinde hızla dönüşürler. Eşi ‘artık ayrılacağım’ dediğinde, narsist bir eş birdenbire özeleştiriye başlar” ifadelerini kullandı.

Toksik ilişkilerde bazen iki toksik birleşir…

Tarhan, toksik ilişkilerin yalnızca tek taraflı olmayabileceğini de anlatarak, “Narsistik biriyle toksik özellikteki bir başka kişi birleşebiliyor. Bazen borderline kişiliklerde de toksik ilişkiler olur. ‘Senden nefret ediyorum, Allah belanı versin’ deyip ardından ‘sakın beni bırakma’ diyen bölünmüş duygular buna örnektir.” diye konuştu.

Toksik kişiliklerin çoğunda çocukluk travmalarına rastlandığını söyleyen Prof. Dr. Tarhan, “Çözülmemiş travmalar Etna Yanardağı gibidir, uyur ama bir gün patlar. Psikoterapide farklı başa çıkma yöntemleri vardır. Problem odaklı, duygu odaklı, bedensel ve spiritüel başa çıkma yolları vardır. Kişinin kişilik profiline göre hangisi uygunsa onu kullanıyoruz. Şimdi pozitif psikoterapi ön plana çıktı. Yani kişiyi geçmiş travmalara boğmadan savunma mekanizmalarını güçlendirip ego gücünü artırıyoruz” dedi.

Evin küçük hükümdarı gibi büyütülüyorlar

Prof. Dr. Nevzat Tarhan, toksik kişilik özellikleri taşıyan bireylerin hem aile içi hem de sosyal hayatta ciddi yıkımlara yol açabileceğini belirterek, “Bu kişiler empati yoksunu, haz ve çıkar odaklıdır. Beyinlerinde ‘ver’ butonu yoktur, sadece ‘al’ butonuyla hareket ederler.” ifadesinde bulundu.

Toksik kişiliklerin genellikle çocuklukta yanlış yetiştirme tarzıyla şekillendiğini dile getiren Prof. Dr. Tarhan, “Böyle kişilere bakarsanız çocukluklarında hep altın tepside her şey sunulmuştur. Evin küçük hükümdarı gibi büyütülmüşlerdir. Prens ve prenses gibi büyütülmüş, hep almaya yönelik yetiştirilmişlerdir. Bu yüzden karşı tarafın acısını, hakkını göremezler.” şeklinde konuştu.

Toksik kişilerin eleştiriye tahammülsüz olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, “Bu kişiler kendilerine ‘hayır’ diyeni düşman gibi görürler. Haksızlık yaptıklarının farkında değildirler. Onlara karşı eleştirel duruş sergilemek cesaret ister. Bu kişiler güçlü olanın yanında köleleşir, zayıfları ezerler. Çıkar odaklıdırlar. Yalan söylemekte zorlanmaz, manipülasyona başvururlar. Dost ve düşman diye ayırırlar. İtaat etmeyenleri tehdit olarak görürler.” diye konuştu.

Öz güvenleri düşük, sıradan olmaktan korkuyorlar

Dışarıdan güçlü gibi görünen bu kişilerin aslında öz güven sorunu yaşadığını dile getiren Prof. Dr. Tarhan, “Bu kişilerin arka planında sıradan olma korkusu vardır. Kendilerini yetersiz ve değersiz hissederler. Bu yüzden güçlü rol oynamaya çalışırlar. Çoğu zaman narsistik yaralanma yaşadıklarında intihara eğilimli olabilirler, bazen de eşini öldürüp kendini öldürebilirler.” dedi.

İlişkilerde başarısız oluyorlar

Prof. Dr. Tarhan, toksik kişiliklerle yaşayanların da ağır bedeller ödediğini ifade ederek, şöyle devam etti:

“Böyle durumlarda ilaç tedavisi tek başına yeterli olmaz. Çift terapisi, stres ve ilişki yönetimi eğitimleri gerekir. Eğer taraflarda iyi niyet varsa, altın orta nokta kuralıyla adım adım ilerleyerek sağlıklı bir ilişki kurulabilir. Hataların fark edilmesi ve yöntem değişikliği önemlidir. Aksi halde bu kişiler sürekli aynı çatışmaları tekrarlar. Bu kişiler mantıksal zekâda çok başarılı olabilirler, ancak duygusal ve sosyal zekâları düşük olduğu için ilişkilerinde başarısız olurlar. Duygusal okuryazarlık geliştirilmezse en yakınlarına bile zarar verebilirler. Çözüm; farkındalık, öz eleştiri ve doğru yöntemleri öğrenmektir.”

Dışarıya melek gibi görünüyorlar

Prof. Dr. Nevzat Tarhan, toksik kişilikler ve narsizm üzerine yaptığı değerlendirmelerde, bu kişilerin farklı alt türleri bulunduğuna işaret ederek, “Dışarıya melek gibi görünen, evde zorba olan pasif-agresif narsistler vardır. Bazıları mükemmeliyetçi narsisttir; kendisini mükemmel görür ve herkesi aşırı kontrol ederek domine etmeye çalışır. Bir de alçak gönüllü rolü oynayan narsistler vardır. Çıkarlarına dokunana kadar melek gibidirler, fakat bir gün çıkarlarına ters düşerseniz aniden canavara dönüşürler.” diye konuştu.

Kişiyi tanımak için stres anlarına bakmak lazım

Narsistik özelliklerin en çok zorlayıcı durumlarda ortaya çıktığını dile getiren Prof. Dr. Tarhan, “Bir insanın gerçek kişiliği ya stres, kayıp, ticari kriz ya da uzun bir yolculuk sırasında ortaya çıkar. Çünkü maskeler uzun süreli ilişkilerde düşer. Kişiyi anlamak için sadece görünen davranışlarına değil, kriz anlarında nasıl davrandığına da bakmak gerekir.” şeklinde konuştu.

Bağlanma bozukluğu olanlar kurban olur

Toksik kişiliklerin karşısında en çok zarar gören grubun “bağlanma sorunları” olan kişiler olduğuna dikkat çeken Prof. Dr.  Tarhan, “Bu kişiler özgüveni düşük, yalnızlığa tahammül edemeyen bireylerdir. Çocukluk çağında annesiyle ya da babasıyla sağlıklı bağlanma kuramayan kişiler, ileride yanlış kişilere yapışır. Onlar için ilişki bir yara bandı gibidir. Yara bandı yarayı kapatır ama iyileştirmez; acıtır, kanatır, kişi yine aynı ilişkiye sarılır. İşte patolojik bağlanmalar böyle oluşur.” ifadelerini kullandı.

Genetik kader değildir

Prof. Dr. Tarhan, kişilik bozukluklarının çocukluk travmaları ve genetik yatkınlıklarla ilişkisine de değinerek, “Genetik yüzde 30-40 etkilidir ama geri kalan yüzde 60-70 epigenetik mekanizmalardır. Yani aileden öğrenilen yanlış davranış kalıplarıdır. Kişi bunları fark ederse değiştirebilir. Yaşanan hayat olayları, şoklar bu değişim için fırsattır. Epigenetik mekanizmaları doğru şekilde çalıştıran bir kişi kaderini değiştirebilir.” diye konuştu.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Haber Kaynağı : BEYAZ

BENZER HABERLER

Yorum Ekle

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır. Zorunlu alanlar * ile işaretlenmiştir

PUAN DURUMU
O AV P
1 Galatasaray Galatasaray 31 72 74
2 Fenerbahçe Fenerbahçe 31 68 67
3 Trabzonspor Trabzonspor 31 58 65
4 Beşiktaş Beşiktaş 31 54 56
5 Başakşehir Başakşehir 31 52 51
6 Göztepe Göztepe 31 39 51
7 Samsunspor Samsunspor 31 39 45
8 Konyaspor Konyaspor 31 40 40
Tamamını Göster
15 Gençlerbirliği Gençlerbirliği 31 30 28
16 Eyüpspor Eyüpspor 31 25 28
17 Kayserispor Kayserispor 31 23 26
18 Karagümrük Karagümrük 31 27 21
O AV P
1 Erzurumspor Erzurumspor 37 81 80
2 Amed Sportif Amed Sportif 37 78 73
3 Esenler Erokspor Esenler Erokspor 37 80 73
4 Arca Çorum FK Arca Çorum FK 37 62 70
5 Bodrum FK Bodrum FK 37 71 64
6 Pendikspor Pendikspor 37 57 62
7 Keçiörengücü Keçiörengücü 37 69 57
8 Bandırmaspor Bandırmaspor 37 46 57
Tamamını Göster
17 Serik Belediyespor Serik Belediyespor 37 43 39
18 Sakaryaspor Sakaryaspor 37 45 34
19 Hatayspor Hatayspor 37 30 11
20 A.Demirspor A.Demirspor 37 21 -54
O AV P
1 Arsenal Arsenal 34 64 73
2 M.City M.City 33 66 70
3 M. United M. United 34 60 61
4 Liverpool Liverpool 34 57 58
5 Aston Villa Aston Villa 34 47 58
6 Brighton Brighton 34 48 50
7 Bournemouth Bournemouth 34 52 49
8 Chelsea Chelsea 34 53 48
Tamamını Göster
17 West Ham United West Ham United 34 42 36
18 Tottenham Tottenham 34 43 34
19 Burnley Burnley 34 34 20
20 Wolves Wolves 34 24 17
O AV P
1 Bayern Munih Bayern Munih 31 113 82
2 B. Dortmund B. Dortmund 31 65 67
3 RB Leipzig RB Leipzig 31 62 62
4 VfB Stuttgart VfB Stuttgart 31 63 57
5 Hoffenheim Hoffenheim 31 61 57
6 Leverkusen Leverkusen 31 62 55
7 E. Frankfurt E. Frankfurt 31 56 43
8 Freiburg Freiburg 31 44 43
Tamamını Göster
15 Hamburger SV Hamburger SV 31 34 31
16 St. Pauli St. Pauli 31 26 26
17 Wolfsburg Wolfsburg 31 41 25
18 FC Heidenheim FC Heidenheim 31 35 22
O AV P
1 Barcelona Barcelona 33 87 85
2 Real Madrid Real Madrid 33 68 74
3 Villarreal Villarreal 33 59 65
4 Atletico Madrid Atletico Madrid 33 56 60
5 Real Betis Real Betis 33 49 50
6 Getafe Getafe 33 28 44
7 Celta Vigo Celta Vigo 33 45 44
8 Real Sociedad Real Sociedad 33 52 43
Tamamını Göster
17 Mallorca Mallorca 33 41 35
18 Sevilla Sevilla 33 40 34
19 Levante Levante 33 37 33
20 Real Oviedo Real Oviedo 33 26 28
O AV P
1 Inter Inter 34 80 79
2 SSC Napoli SSC Napoli 34 52 69
3 AC Milan AC Milan 34 48 67
4 Juventus Juventus 34 57 64
5 Como Como 34 59 61
6 Roma Roma 34 48 61
7 Atalanta Atalanta 34 47 54
8 Lazio Lazio 34 37 48
Tamamını Göster
17 Lecce Lecce 34 22 29
18 Cremonese Cremonese 34 26 28
19 Verona Verona 34 23 19
20 Pisa Pisa 34 24 18
O AV P
1 PSG PSG 30 68 69
2 Lens Lens 30 60 63
3 Lyon Lyon 31 48 57
4 Lille Lille 31 50 57
5 Rennes Rennes 31 54 56
6 Marsilya Marsilya 31 59 53
7 AS Monaco AS Monaco 31 54 51
8 Strasbourg Strasbourg 30 49 46
Tamamını Göster
15 Nice Nice 31 35 30
16 Auxerre Auxerre 31 27 25
17 Nantes Nantes 31 26 20
18 Metz Metz 31 31 16
O AV P
1 PSV Eindhoven PSV Eindhoven 31 90 77
2 Feyenoord Feyenoord 31 65 58
3 NEC Nijmegen NEC Nijmegen 31 73 55
4 Ajax Ajax 31 59 54
5 FC Twente FC Twente 31 52 54
6 Alkmaar Alkmaar 31 52 49
7 SC Heerenveen SC Heerenveen 31 55 47
8 FC Utrecht FC Utrecht 31 49 44
Tamamını Göster
15 FC Volendam FC Volendam 31 33 31
16 Telstar Telstar 31 43 30
17 NAC Breda NAC Breda 31 30 25
18 Heracles Heracles 31 34 19
SEO Paketleri Uluslararası evden eve nakliyat Uluslararası nakliyat Uluslararası taşımacılık Yurt dışına ev taşıma