Seo Paketleri
Menu

KESK Adıyaman’da iş bıraktı: ‘İş bıraktık, çünkü geçinemiyoruz’ - Videolu Haber

ADIYAMAN (PERRE) - Şeriban ÖZÇAKMAK - KESK Adıyaman Şubeler Platformu, artan hayat pahalılığı ve maaşların yetersizliği gerekçesiyle kent meydanında basın açıklaması yaptı.

GİRİŞ: 14 Ocak 2026 - 15:25
KESK Adıyaman’da iş bıraktı: ‘İş bıraktık, çünkü geçinemiyoruz’ - Videolu Haber
Fotoğraf : PERRE

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), bugün ülke genelinde iş bıraktı. Türkiye'nin birçok ilinde olduğu gibi Adıyaman'da da kamu çalışanları bir araya gelerek basın açıklaması yaptı. Adıyaman'daki açıklama kent meydanında gerçekleştirildi. Kamu emekçileri eylem sırasında "Sermayeye değil emekçiye bütçe" ve "Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz" sloganları attı. Açıklamada, artan hayat pahalılığı, maaşların yetersizliği ve ekonomik koşullara ilişkin talepler dile getirildi.

"Enflasyon TÜİK'in Sahte Verilerine Göre Arttırılıyor"

Platform adına basın açıklamasını TÜM BEL-SEN Adıyaman İl Temsilcisi Enver Akbaş okudu. Akbaş, TÜİK verilerine göre dahi Türkiye'nin en yüksek enflasyon oranlarına sahip ülkeler arasında yer aldığını belirterek, Buna rağmen her yıl aynı tablo ile karşılaşıyoruz. Maaşlarımız Merkez Bankası'nın hiçbir zaman tutmayan enflasyon tahminine, TÜİK'in sahte verilerine göre arttırılıyor" dedi.

"Sözlerini Unuttular, Hakem Kurulu'na Gittiler"

Akbaş, ortaya çıkan tablonun yalnızca iktidarın politikalarından kaynaklanmadığını, yıllardır bir sendikadan çok iktidarın uzantısı gibi hareket eden yapıların da bu süreçte payı bulunduğunu söyleyerek, "Sözlerini unutup, çağrılır çağrılmaz nefesi Hakem Kurulu toplantısında aldılar. Süreci parlamentodaki bütçe görüşmelerine kadar sürdürme, o zamana kadar tüm kamu emekçilerinin ortak talepleri için hep birlikte mücadele etme çağrılarımıza kulak tıkadılar. İşverenin noteri dedikleri Hakem Kurulu toplantısına katıldılar. İş işten geçtikten sonra da kalkıp "biz oy kullanmadık" diyerek kendilerini aklamaya çalıştılar" dedi.

Akbaş, açıklamasının tamamında şu ifadelere yer verdi:

"Geçinemiyoruz. İnsanca bir yaşam için bugün hizmet üretmiyoruz! Emeğimizin karşılığını istiyoruz!

Hepimizin hak ettiği insanca yaşam koşulları için bugün en temel hakkımızı, üretimden gelen gücümüzü kullanıyor, iş bırakıyoruz.

Emeğimizin karşılığı için ülkenin dört bir yanında g(ö)revdeyiz!

Bize neden iş bırakıyorsunuz? Ne talep ediyorsunuz? Diye soranlara cevabımız nettir.

Yıllardır 'geçinemiyoruz' diye haykırıyoruz. Ancak ülkeyi yönetenler bu haykırışa kulak tıkıyorlar. Duymazdan geliyorlar.

Geçinemiyoruz! Çünkü:

TÜİK'in sahte verilerine göre bile en yüksek enflasyon sırlamasında dünya beşinciliğine yükselen bir ülkede yaşıyoruz.

Genel enflasyondan gıdaya, kiradan eğitime enflasyonun her türünde AB ve OECD ülkeleri içinde açık ara birinci sırdayız.

AB ülkelerinin yıllık enflasyonu bizde sadece bir ayda yaşanıyor. Maaşlarımız Merkez Bankası'nın hiçbir zaman tutmayan enflasyon tahminine, TÜİK'in sahte verilerine göre arttırılıyor.

En son 5 Ocak'ta açıklanan TÜİK verilerine göre maaşlarımız Ocak ayından itibaren yüzde 18,60 aratacak. Ama bununun içinde enflasyon farkı da var. Yani her defasında yaptıkları şeyi tekrar ediyorlar. Yaşadığımız gerçek enflasyonun yarısına denk gelmeyen verileri altışar aylık dilimler halinde enflasyon farkı, maaş zammı diye yutturuyorlar.

Dolayısıyla gerçek tablo şudur: Kamu emekçileri olarak 2026'ya taban aylıklarımıza yapılacak bin TL seyyanen artış dâhil ortalama yüzde 12,5 maaş zammı ile girdik.

Buna karşın 1 Ocak'tan itibaren toplu taşımadan, sağlıkta katılım paylarına, muayene ücretlerinden köprü ve otoyol geçiş ücretlerine kadar her kaleme bizim maaşlarımıza yapılan artışın en az iki katı kadar zam yapıldı.

Kiralara maaş artışımızın neredeyse 3 katı, %35 zam yapıldı.

Tablo çok net: Aralıkta 55 bin lira maaş alan bir memur, 25 bin lira kira ödüyordu. Ocak'ta maaşı enflasyon farkı dâhil 66 bin lira oldu. Ama kirası 33 bin 720 liraya çıktı! Yani maaş zammı diye verilenin çoğu kiraya gitti. Kalanı ise adaletsiz gelir vergisi dilimleri ile lime lime edilecek. Cebimize girmeden vergiye gidecek, buharlaşacak.

Tekrar ediyoruz. Bu tablo ile ilk defa karşılaşmıyoruz. "Toplu sözleşme" adı altında her seferinde sergilenen danışıklı dövüş oyunlarının faturası daha fazla yoksulluk, daha fazla güvencesizlik olarak bizlere kesiliyor.

Öte yandan bu tablo sadece iktidarın eseri değildir. Bu tabloda yıllardır bir sendikadan öte iktidarın memur kolları gibi faaliyet yürütenlerin de önemli payı vardır.

Hatırlayalım, yandaş konfederasyon sözcüleri daha bu Ağustos'ta KESK olarak bizim en başından beri söylediğimiz şeyleri tekrar ettiler mi? "Hakem Kurulu işverenin noterine dönüşmüştür. Bu kuruldan memurların lehine bir şey çıkmaz" dediler mi? Bu nedenle Hakeme başvurmayacaklarını açıkladılar mı?

Ama ne yaptılar? Sözlerini unutup, çağrılır çağrılmaz nefesi Hakem Kurulu toplantısında aldılar. Süreci parlamentodaki bütçe görüşmelerine kadar sürdürme, o zamana kadar tüm kamu emekçilerinin ortak talepleri için hep birlikte mücadele etme çağrılarımıza kulak tıkadılar. İşverenin noteri dedikleri Hakem Kurulu toplantısına katıldılar. İş işten geçtikten sonra da kalkıp "biz oy kullanmadık" diyerek kendilerini aklamaya çalıştılar.

Tüm bunlar nafile çabalardır. Hepimiz biliyoruz ki bugün içinde bulunduğumuz tablo iktidar, yandaş konfederasyonlar ve Hakem Kurulundan oluşan ittifakın ortak eseridir.

Bizler hangi sendikanın üyesi olursak olalım günden güne daha fazla yoksullaşırken iktidar sözcüleri bozuk bir plak gibi aynı nakaratı tekrarlayıp duruyorlar.

"İşçimizi, memurumuzu, emeklimizi enflasyona ezdirmedik, ezdirmeyeceğiz" diyorlar.

"Eski Türkiye devri bitti. Yeni Türkiye dönemine geçtik" diyorlar.

Oysa bu ülkenin emeği ile geçinen tüm kesimleri gibi bizler de eski günlerimizi arar hale geldik.

En düşük maaşımızla 10 yıl önce 17 adet çeyrek altın alınırken bugün 6 adet bile alınamıyor.

10 yıl önce kiraya maaşımızın dörtte biri yetiyordu. Bugün yarısı bile yetmiyor.

25 yıl önce emekli olduğumuzda ikramiyemiz ile ortalama standartlarda bir ev alabiliyorduk. Bugün 10 yaşında ikinci el bir otomobil bile alamıyoruz.

25 yıl önce ortalama emekli aylığımız asgari ücretin 2 katıydı. Bugün asgari ücretin dahi altına inmiş durumda.

Geldiğimiz noktada sadece asgari ücret değil, en düşük memur emeklisi aylığı da tarihimizde ilk defa açlık sınırının altında kaldı. Ortalama maaşlarımız yoksulluk sınırının yarısına geriledi.

Peki, neden bu noktaya geldik?

Çünkü ülkeyi yönetenler yıllardır biz ne zaman emeğimizin karşılığını istesek 'kaynak yok' diyorlar. "Bütçe imkânlarımız kısıtlı" diyorlar.

Oysa sorun kaynak sorunu değil, kaynakların kimin için harcandığı sorunudur.

Son bütçede bir kez daha gördük. Tüm vergi yükünü yine bizlerin omuzlarına yıktılar.

Buna karşın bizden, halktan toplanan her 100 TL verginin:

20 TL'sini yabancı ve yerli mali oligarşiye faiz olarak

5 TL'sini patronlara teşvik, prim desteği, katkı olarak

En az 16 TL'sini silah tüccarlarına, tekellerine "savunma ve güvenlik harcaması" olarak

3 TL'sini ise yandaş müteahhitlere dolar cinsinden hazine garantisi olarak ayırdılar.

Ülkenin temel sorunlarına ayırdıkları kaynak ise devede kulak bile değil. Toplanan her 100 TL verginin; sadece 4 TL'si yoksullukla mücadeleye, 3 TL'sini istihdama, 3 TL'sini tarıma, sadece 62 Kuruşunu hukuk ve adalete, 11 Kuruşunu bağımlılıkla mücadeleye, 6 Kuruşunu kadının güçlenmesi programlarına ayırmakla yetindiler.

İki işçiden birisine açlık sınırının altında kalan bir asgari ücreti reva görüyorlar. Ama bu yıl yerli ve yabancı sermayeye dakikada tam 186 asgari ücret tutarında faiz verecekler.

En düşük emekli aylığını, sefalet harçlığı verir gibi 20 bin TL'ye çıkarmakla övünüyorlar. "Daha fazlasını hazine kaldırmaz" diyorlar. Ama aynı hazineden bu yıl sermayeye, patronlara teşvik olarak dakikada tam 70 emekli aylığı verecekler. "

Müjde veriri gibi "Memur maaşını yüzde 18,6 arttırdık. En düşük memur maaşı eş ve çocuk yardımı dâhil 61 bin 500 TL oldu" diyorlar. Ama bütçeden bu yıl savunma ve güvenlik' adı altında silahlanmaya dakikada tam 66 memur maaşı harcayacaklar.

Dolayısıyla tekrar altını çiziyoruz. Bu ülkenin işçisine, asgari ücretlisine, emeklisine, kamu emekçisine insanca yaşam koşulları sunmak için yeterince kaynağı vardır. Ama bu kaynaklar çalışanlara, yoksullaştırılan halka değil, bir avuç asalağa faiz, teşvik, hazine garantisi olarak aktarılmaktadır.

Yıllardır bizi yoksullaştıranlar, bir avuç azınlığı zenginleştiriyor. Hem de bunu bizim vergilerimizle, bizim soframızdan çalınanlarla yapıyorlar.

Üstelik antidemokratik uygulamalarla, baskıyla, yasakla, korkuyla bu düzene razı olmamızı istiyorlar. Bizleri biat eden modern kölelere dönüştürmeye çalışıyorlar.

Bir avuç azınlığın lehine olan bu tabloyu biz yaratmadık.

Biz kapıkulu değiliz! Biz kamu emekçisiyiz!

Tüm baskılara karşı emeğimizin ve irademizin değersizleştirilmesine dur demenin zamanıdır.

İşte bunun için;

Maaşlarımızda hemen şimdi, Ocak ayından itibaren ek %20 artış yapılmasını istiyoruz.

2023 Temmuzdan itibaren hayata geçirilen "İlave seyyanen ödeneğin taban maaşlarımıza yansıtılmasını istiyoruz.

Verilen sözlerin gereğinin yerine getirilmesini istiyoruz. Tüm kamu emekçilerine 3600 ek gösterge, ilave seyyanen ödenek tutarının mevcut emekli aylıklarına eklenmesini, mülakatın kaldırılmasını istiyoruz.

Haziran ayına kadar 4688 sayılı yasa başta olmak üzere mevcut mevzuatın Grevli Toplu Pazarlık hakkımızın önündeki engellerin kaldırılması başta olmak üzere evrensel sendikal normlarla uyumlu hale getirilmesini istiyoruz.

En geç Haziran ayı sonunda gerçek bir toplu pazarlık masası kurulmasını istiyoruz.

En düşük kamu emekçisi maaşının yoksulluk sınırı üzerine çıkarılmasını, kira, kreş ve yol desteği istiyoruz.

Biliyoruz ki; sadece bizler değil, toplumun ezici çoğunluğunu oluşturan tüm emekçi sınıflar, sefalete itilenler, ötekileştirilenler hepimize yoksulluk, güvencesizlik ve baskıdan başka bir şey vaat etmeyen bu düzenden bıkmış, usanmış durumda.

Biliyoruz ki; milyonlar bu baskı ve sömürü düzenin değişmesini istiyor.

Etrafını bu umutla izliyor.

Ama yine hepimiz biliyoruz ki sadece istemek, umut etmek yetmez.

Asıl olan değiştirmek için mücadele etmektir.

Bunun için tüm kamu emekçilerini hepimize dayatılan yoksulluğun ortağı olmamak için mücadele alanlarına, KESK'te örgütlenmeye çağırıyoruz.

İşçisinden emeklisine, asgari ücretlisinden gencine, kadınına kadar tüm kesimleri insanca yaşayacak ücret, güvenceli iş, güvenli gelecek için omuz omuza vermeye davet ediyoruz.

Bugün susarsak yarın geç kalırız!

Bugün durursak yarın yok sayılırız!

Kurtuluş yok tek başına!

Ya hep beraber ya hiçbirimiz!

Yaşasın örgütlü mücadelemiz!

Yaşasın KESK!"


Kaynak : PERRE

Haber Kaynağı : PERRE

BENZER HABERLER

Yorum Ekle

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır. Zorunlu alanlar * ile işaretlenmiştir

PUAN DURUMU
O AV P
1 Galatasaray Galatasaray 32 73 74
2 Fenerbahçe Fenerbahçe 32 71 70
3 Trabzonspor Trabzonspor 32 59 66
4 Beşiktaş Beşiktaş 32 56 59
5 Göztepe Göztepe 32 40 52
6 Başakşehir Başakşehir 32 53 51
7 Samsunspor Samsunspor 32 43 48
8 Rizespor Rizespor 32 44 40
Tamamını Göster
15 Gençlerbirliği Gençlerbirliği 31 30 28
16 Eyüpspor Eyüpspor 31 25 28
17 Kayserispor Kayserispor 31 23 26
18 Karagümrük Karagümrük 31 27 21
O AV P
1 Erzurumspor Erzurumspor 38 82 81
2 Amed Sportif Amed Sportif 38 81 74
3 Esenler Erokspor Esenler Erokspor 38 81 74
4 Arca Çorum FK Arca Çorum FK 38 63 71
5 Bodrum FK Bodrum FK 38 71 64
6 Pendikspor Pendikspor 38 58 63
7 Keçiörengücü Keçiörengücü 38 73 60
8 Bandırmaspor Bandırmaspor 38 47 60
Tamamını Göster
17 Serik Belediyespor Serik Belediyespor 38 44 39
18 Sakaryaspor Sakaryaspor 38 45 34
19 Hatayspor Hatayspor 38 33 14
20 A.Demirspor A.Demirspor 38 22 -54
O AV P
1 Arsenal Arsenal 35 67 76
2 M.City M.City 33 66 70
3 M. United M. United 34 60 61
4 Liverpool Liverpool 34 57 58
5 Aston Villa Aston Villa 34 47 58
6 Brentford Brentford 35 52 51
7 Brighton Brighton 35 49 50
8 Bournemouth Bournemouth 34 52 49
Tamamını Göster
17 West Ham United West Ham United 35 42 36
18 Tottenham Tottenham 34 43 34
19 Burnley Burnley 35 35 20
20 Wolves Wolves 35 25 18
O AV P
1 Bayern Munih Bayern Munih 32 116 83
2 B. Dortmund B. Dortmund 31 65 67
3 RB Leipzig RB Leipzig 32 63 62
4 Leverkusen Leverkusen 32 66 58
5 VfB Stuttgart VfB Stuttgart 32 66 58
6 Hoffenheim Hoffenheim 32 64 58
7 E. Frankfurt E. Frankfurt 32 57 43
8 Freiburg Freiburg 31 44 43
Tamamını Göster
15 Werder Bremen Werder Bremen 32 37 32
16 St. Pauli St. Pauli 31 26 26
17 Wolfsburg Wolfsburg 31 41 25
18 FC Heidenheim FC Heidenheim 32 38 23
O AV P
1 Barcelona Barcelona 34 89 88
2 Real Madrid Real Madrid 33 68 74
3 Villarreal Villarreal 34 64 68
4 Atletico Madrid Atletico Madrid 34 58 63
5 Real Betis Real Betis 33 49 50
6 Celta Vigo Celta Vigo 33 45 44
7 Getafe Getafe 33 28 44
8 Athletic Bilbao Athletic Bilbao 34 40 44
Tamamını Göster
17 Alaves Alaves 34 40 36
18 Sevilla Sevilla 33 40 34
19 Levante Levante 34 38 33
20 Real Oviedo Real Oviedo 33 26 28
O AV P
1 Inter Inter 34 80 79
2 SSC Napoli SSC Napoli 35 52 70
3 AC Milan AC Milan 34 48 67
4 Juventus Juventus 34 57 64
5 Como Como 35 59 62
6 Roma Roma 34 48 61
7 Atalanta Atalanta 35 47 55
8 Lazio Lazio 34 37 48
Tamamını Göster
17 Lecce Lecce 35 24 32
18 Cremonese Cremonese 34 26 28
19 Verona Verona 34 23 19
20 Pisa Pisa 35 25 18
O AV P
1 PSG PSG 31 70 70
2 Lens Lens 31 61 64
3 Lyon Lyon 31 48 57
4 Lille Lille 31 50 57
5 Rennes Rennes 31 54 56
6 AS Monaco AS Monaco 32 56 54
7 Marsilya Marsilya 32 59 53
8 Strasbourg Strasbourg 30 49 46
Tamamını Göster
15 Nice Nice 32 36 31
16 Auxerre Auxerre 31 27 25
17 Nantes Nantes 32 29 23
18 Metz Metz 32 32 16
O AV P
1 PSV Eindhoven PSV Eindhoven 32 92 78
2 Feyenoord Feyenoord 31 65 58
3 NEC Nijmegen NEC Nijmegen 32 73 55
4 Ajax Ajax 32 61 55
5 FC Twente FC Twente 31 52 54
6 Alkmaar Alkmaar 31 52 49
7 SC Heerenveen SC Heerenveen 31 55 47
8 FC Utrecht FC Utrecht 32 51 47
Tamamını Göster
15 Telstar Telstar 32 44 33
16 FC Volendam FC Volendam 31 33 31
17 NAC Breda NAC Breda 32 30 25
18 Heracles Heracles 31 34 19
SEO Paketleri Uluslararası evden eve nakliyat Uluslararası nakliyat Uluslararası taşımacılık Yurt dışına ev taşıma