Seo Paketleri
Menu

Gerçekten ihtiyacın var mı, yoksa moralin mi bozuk?

Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi, toplumsal katkı ve bilim iletişimi misyonu kapsamında düzenlediği Toplum İçin İletişim Eğitim Seminerlerinin beşincisi gerçekleştirdi.

GİRİŞ: 19 Şubat 2026 - 13:30
GÜNCELLENME: 19 Şubat 2026 - 13:31
Gerçekten ihtiyacın var mı, yoksa moralin mi bozuk?
Fotoğraf : BEYAZ

Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi, toplumsal katkı ve bilim iletişimi misyonu kapsamında düzenlediği Toplum İçin İletişim Eğitim Seminerlerinin beşincisi gerçekleştirdi. “Bilinçli Tüketici Olmak: Satın Almanın Püf Noktaları” başlığıyla çevrimiçi düzenlenen seminere yoğun katılım sağlandı.

Pandemi sonrası tüketim alışkanlıkları daha fazla sorgulanmaya başlandı

Seminerin konuşmacısı, Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Reklamcılık Bölüm Başkanı Prof. Dr. Özgül Dağlı oldu. Konuşmasına, “Paranızın, zamanınızın ve gezegenimizin kontrolünü ele alma zamanı” sözleriyle başlayan Prof. Dr. Dağlı, pandemi sonrası dönemde tüketim alışkanlıklarının daha fazla sorgulanmaya başlandığını ifade etti. Kaynakların sınırlı olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Dağlı, bilinçsiz tüketimin çevreye, atmosfere ve doğal kaynaklara zarar verdiğini belirtti.

Alışveriş artık bir deneyim alanı

Günümüzde alışverişin yalnızca bir ihtiyaç giderme davranışı olmaktan çıktığını söyleyen Prof. Dr. Dağlı, modern tüketici deneyiminin duygusal bir boyut kazandığını dile getirdi. Alışverişin, birçok kişi için “duygusal boşluk doldurma aracı” haline geldiğini ifade eden Prof. Dr. Dağlı, bu durumun tüketim kültürüyle doğrudan ilişkili olduğunu kaydetti.

“Tüketim kültüründe ‘tükettiğin kadar varsın’ anlayışı hâkim” diyen Dağlı, bu yaklaşımın toplumsal etkilerinin sorgulanması gerektiğini, bilinçli tüketimin, bireyin neden ve ne kadar tükettiğini fark etmesiyle mümkün olabileceğini belirtti.

Hız ve haz çağında tüketim

Günümüz dünyasının hız ve haz odaklı bir yapıya sahip olduğuna dikkat çeken Dağlı, teknolojiyle birlikte ekranların hayatın merkezine yerleştiğini söyledi. Tüketicilerin bu ekranlardan hız ve anlık tatmin beklediğini belirten Prof. Dr. Dağlı, bilinçli tüketimin yalnızca para biriktirmek anlamına gelmediğinin altını çizdi.

Bilinçli tüketimin; zamanı, psikolojiyi ve çevresel kaynakları doğru yönetmeyi de kapsadığını ifade eden Prof. Dr. Dağlı, “Hedef, tüketimin nesnesi değil öznesi olabilmek” dedi.

Satın alma davranışının psikolojisi

Satın alma dürtüsünün arkasında nörolojik süreçlerin de bulunduğunu belirten Prof. Dr. Dağlı, alışveriş sırasında beyinde dopamin salgılandığını ve bu durumun kısa süreli mutluluk hissi yarattığını, özellikle ürünün hayal edilmesi ve beklenmesi sürecinde dopamin düzeyinin arttığını ifade etti.

“Yalnızlık, stres ve can sıkıntısı gibi duygular, ‘terapi amaçlı alışverişi’ tetikleyebiliyor” diyen Prof. Dr. Dağlı, algoritmaların tüketicilerin zayıf anlarını analiz ederek pazarlama kuşatması oluşturduğunu dile getirdi.

Pazarlama tuzaklarına dikkat!

Fiyatlandırma stratejileri ve algı yönetimi konularına da değinen Prof. Dr. Dağlı, indirimlerin ve kampanyaların beyinde “kazanma hissi” oluşturduğunu, satın alma süreçlerinde, mantıklı karar verme merkezi olan prefrontal korteks ile duygusal tepkilerden sorumlu amigdala arasında bir denge mücadelesi yaşandığını ifade etti.

“Kıtlık ve aciliyet ilkesi, ‘hemen satın almalıyım’ duygusunu körüklüyor” diyen Prof. Dr. Dağlı, bu sürecin medya ve dijital platformlar aracılığıyla sürekli yeniden üretildiğine dikkat çekti. Prof. Dr. Dağlı, “‘Son üç ürün’, ‘süreniz doluyor’ gibi uyarılar, tüketicide kaygı yaratıyor. Bu durum ‘fırsatı kaçırma korkusu’, yani FOMO’yu tetikliyor ve bireyi hızlı karar almaya itiyor” ifadelerini kullandı.

Duyular üzerinden satın alma davranışı şekilleniyor

Duyusal pazarlamanın satın alma süreçlerindeki etkisine de değinen Prof. Dr. Dağlı, alışveriş ortamlarının bilinçli olarak tasarlandığını belirtti. “Mağaza içindeki müzikten kokuya, raf düzeninden görsel tasarıma kadar her unsur satın alma davranışını etkilemek üzere kurgulanıyor. Dijital ortamda ise bu deneyimi web siteleri ve e-ticaret platformları üstleniyor” dedi.

Satın alma sürecinin yalnızca reklamlardan ibaret olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Dağlı, “Burada bütünleşik pazarlama iletişiminden söz ediyoruz. Reklam, fiyat, dijital içerik, influencer önerileri ve kullanıcı deneyimleri bir bütün olarak tüketici davranışını şekillendiriyor” diye konuştu.

Bilgi ve artan erişimle manipülasyonun hızı da arttı 

Tüketici kavramına da açıklık getiren Prof. Dr. Dağlı, nihai tüketicinin ekonomik zincirin son halkasında yer aldığını ve ürünü ticari bir amaç gütmeden satın aldığını ifade etti. Prof. Dr. Dağlı, “Bir avukatın evine aldığı televizyon tüketici işlemidir; ancak ofisine aldığı bilgisayar ticari faaliyet kapsamında değerlendirilir” örneğini verdi.

Bilgiye erişimin kolaylaşmasının yeni bir sorunu beraberinde getirdiğini belirten Prof. Dr. Dağlı, “Eskiden sorun bilgi eksikliğiydi, bugün ise bilgi kirliliği ve manipülasyon. Devasa bir veri yığınıyla karşı karşıyayız. Hangisinin gerçek bilgi, hangisinin algı yönetimi olduğunu ayırt etmek ciddi bir zihinsel çaba gerektiriyor” şeklinde konuştu.

Bu durumu “modern tüketicinin paradoksu” olarak tanımlayan Prof. Dr. Dağlı, “Bilgiye erişim hızlandıkça, reklamların ve pazarlama tekniklerinin manipülasyon hızı da arttı. Bu, dijital çağın en büyük ironilerinden biri” ifadelerini kullandı.

 

Algoritmalar en zayıf anı hedefliyor

Algoritmik kuşatmaya dikkat çeken Prof. Dr. Dağlı, “Arama geçmişimiz sayesinde reklamlar bizi en zayıf anımızda yakalayabiliyor. Gece yarısı karşınıza çıkan bir yemek reklamı tesadüf değil” dedi. Nöropazarlama uygulamalarına da değinen Prof. Dr. Dağlı, “Hangi rengin, hangi kelimenin ya da hangi sesin ‘satın al’ butonuna bastırdığını artık biliyorlar” şeklinde konuştu.

Web sitelerinde kullanılan “karanlık modellerin” de altını çizen Prof. Dr. Dağlı, “Sepetten ürün çıkarmanın zorlaştırılması, sahte stok sayaçları gibi uygulamalar tüketiciyi dürtüsel satın almaya yöneltiyor” diye konuştu.

Reklam ikna eder, manipüle etmez!

Reklamcılığın etik boyutuna vurgu yapan Prof. Dr. Dağlı, “Reklam ikna eder, manipüle etmez. Ancak tüketiciler manipüle olabildiği için bugün bilinçli tüketimi konuşmak zorunda kalıyoruz” ifadelerini kullandı.

Influencer pazarlamasına da değinen Prof. Dr. Dağlı, “Reklam, reklam gibi kokmadığında daha etkili oluyor. Bir arkadaş tavsiyesi gibi sunulan içerikler eleştirel süzgeci aşabiliyor” dedi.

“Dur, düşün” çağrısı

Bilinçli tüketici olmanın temel adımlarını da paylaşan Prof. Dr. Dağlı, satın alma öncesinde mutlaka bir “dur, düşün” aşamasının gerektiğini söyledi. “’Gerçekten ihtiyacım var mı, yoksa sadece moralim mi bozuk?’ sorusu çok güçlü bir duygusal filtredir” diyen Prof. Dr. Dağlı, 30 gün kuralı, fiyat geçmişi takibi, kullanıcı yorumlarının detaylı incelenmesi ve envanter kontrolü gibi yöntemleri önerdi.

Dürtüsel tüketici ile bilinçli tüketici arasındaki farklara da değinen Prof. Dr. Dağlı, “Dürtüsel tüketici anlık haz peşindedir ve çoğu zaman pişmanlık yaşar. Bilinçli tüketici ise araştırır, sorgular ve uzun vadeli tatmin yaşar” diye konuştu.

Satın alma sonrası da sürecin parçası

Satın alma sonrasının da bilinçli tüketimin önemli bir aşaması olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Dağlı, “Beklentiyle gerçek örtüşmüyorsa cayma hakkınızı kullanın. ‘Belki alışırım’ demeyin. Bu bir tüketici hakkıdır” ifadelerini kullandı.

Ürün kullanım kılavuzlarının incelenmesi ve deneyimlerin paylaşılmasının hem bireysel memnuniyeti hem de toplumsal farkındalığı artırdığını belirten Prof. Dr. Dağlı, bilinçli tüketimin yalnızca bireysel değil, toplumsal bir sorumluluk olduğuna dikkat çekti.

Tek tıkla ödeme kolaylaşıyor, harcama kontrolü zorlaşıyor!

Prof. Dr. Özgül Dağlı, dijital çağda tüketim davranışlarının dönüşümüne dikkat çekerek, özellikle son dönemde bilimsel çalışmalarda öne çıkan “infinite scrolling” (sonsuz kaydırma) kavramının, bireyleri sürekli bir arayış ve satın alma döngüsü içinde tuttuğunu vurguladı. Prof. Dr. Dağlı, “Bu kavram aslında bireyin hiç durmadan tüketmeye yönlendirilmesi anlamına geliyor. Algoritmaların gücü ve sosyal medya reklamlarının kişiselleştirilmiş yapısı, bu süreci daha da hızlandırıyor” dedi.

Tek tıkla ödeme sistemlerinin çoğu zaman kolaylık olarak sunulduğunu ancak harcama kontrolünü zorlaştırdığına dikkat çeken Prof. Dr. Dağlı, influencer pazarlaması ve dijital vitrinlerin, bireylerin bilinçli tüketici olma yolculuğunun önüne geçebildiğini belirtti. Prof. Dr. Dağlı, “Gördüğünüz her şeye sahip olma arzusu, tüketim dürtümüzü körüklüyor” ifadelerini kullandı.

Ucuz olan pahalıdır!

Ürün kalitesinin nicelikten daha önemli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Dağlı, “Ucuz olan aslında pahalıdır sözü boşuna söylenmemiştir. Uzun ömürlü, kaliteli ve çevreye duyarlı ürünler tercih edilmelidir” dedi.

Bilinçli tüketicinin bir “manifestosu” olabileceğini dile getiren Dağlı, bu manifestoyu “Az ama öz almak, niceliğe değil niteliğe odaklanmak, kontrolün sizde olduğunun farkına varmak ve pazarlama stratejilerinin sizi her zaman yönetmesine izin vermemek.” şeklinde dile getirdi.

Reklamlarda dürüstlük ve şeffaflık esastır

Bilinçli tüketicinin haklarını bilmesi gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Dağlı, cayma hakkı, fatura ve garanti belgelerinin saklanmasının önemine dikkat çekti. Aldatıcı reklamlara karşı uyarılarda bulunan Prof. Dr. Dağlı, “Reklam Kurulu tanımına göre tüketiciyi aldatan, bilgi eksikliğini istismar eden ve can güvenliğini tehlikeye atan reklamlar aldatıcı kabul edilir. Reklamlarda dürüstlük ve şeffaflık esastır” dedi.

Sahte indirimler, eksik bilgilendirme, abartılı vaatler, bilimsel temeli olmayan sağlık beyanları, görsel yanıltmalar ve dijital tuzakların en yaygın aldatıcı reklam türleri olduğunu belirten Prof. Dr. Dağlı, özellikle influencer iş birlikleri ve karanlık tasarımlara karşı tüketicilerin dikkatli olması gerektiğini söyledi.

Yanıltıcı reklamlara karşı Reklam Kurulu’na başvurabilirsiniz

Tüketicilerin korunma mekanizmalarına ilişkin bilgi veren Prof. Dr. Dağlı, “Yanıltıcı reklamlara karşı Reklam Kurulu’na başvurabilirsiniz. E-Devlet üzerinden bu işlemler yapılabiliyor. Tüketici Hakem Heyetleri ve CİMER de önemli başvuru kanallarıdır” dedi.

Prof. Dr. Dağlı, aldatıcı reklamla satın alınan ürünlerin ayıplı mal kapsamında değerlendirildiğini ve iade, değişim ile tazminat hakkı doğduğunu hatırlatarak, “Satın aldığınız her şey, hayatınızdan verdiğiniz bir zaman dilimidir. Zamanınızı neye harcadığınıza dikkat edin ve haklarınızı bilin” şeklinde sözlerini tamamladı.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Haber Kaynağı : BEYAZ

BENZER HABERLER

Yorum Ekle

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır. Zorunlu alanlar * ile işaretlenmiştir

PUAN DURUMU
O AV P
1 Galatasaray Galatasaray 30 69 71
2 Fenerbahçe Fenerbahçe 30 68 67
3 Trabzonspor Trabzonspor 30 57 65
4 Beşiktaş Beşiktaş 30 54 55
5 Başakşehir Başakşehir 30 48 48
6 Göztepe Göztepe 30 37 48
7 Samsunspor Samsunspor 30 36 42
8 Rizespor Rizespor 30 41 37
Tamamını Göster
15 Gençlerbirliği Gençlerbirliği 30 29 25
16 Eyüpspor Eyüpspor 30 22 25
17 Kayserispor Kayserispor 30 21 23
18 Karagümrük Karagümrük 30 27 20
O AV P
1 Erzurumspor Erzurumspor 36 80 79
2 Esenler Erokspor Esenler Erokspor 36 80 73
3 Amed Sportif Amed Sportif 36 77 72
4 Arca Çorum FK Arca Çorum FK 36 58 67
5 Bodrum FK Bodrum FK 36 70 63
6 Pendikspor Pendikspor 36 55 59
7 Bandırmaspor Bandırmaspor 36 45 56
8 Keçiörengücü Keçiörengücü 36 67 54
Tamamını Göster
17 Serik Belediyespor Serik Belediyespor 36 39 36
18 Sakaryaspor Sakaryaspor 36 45 34
19 Hatayspor Hatayspor 36 28 11
20 A.Demirspor A.Demirspor 36 20 -54
O AV P
1 Arsenal Arsenal 33 63 70
2 M.City M.City 32 65 67
3 M. United M. United 33 58 58
4 Aston Villa Aston Villa 33 47 58
5 Liverpool Liverpool 33 54 55
6 Chelsea Chelsea 33 53 48
7 Brentford Brentford 33 48 48
8 Bournemouth Bournemouth 33 50 48
Tamamını Göster
17 West Ham United West Ham United 33 40 33
18 Tottenham Tottenham 33 42 31
19 Burnley Burnley 33 34 20
20 Wolves Wolves 33 24 17
O AV P
1 Bayern Munih Bayern Munih 30 109 79
2 B. Dortmund B. Dortmund 30 61 64
3 RB Leipzig RB Leipzig 30 59 59
4 VfB Stuttgart VfB Stuttgart 30 62 56
5 Hoffenheim Hoffenheim 30 59 54
6 Leverkusen Leverkusen 30 60 52
7 Freiburg Freiburg 30 44 43
8 E. Frankfurt E. Frankfurt 30 55 42
Tamamını Göster
15 Werder Bremen Werder Bremen 30 35 31
16 St. Pauli St. Pauli 30 26 26
17 Wolfsburg Wolfsburg 30 41 24
18 FC Heidenheim FC Heidenheim 30 33 19
O AV P
1 Barcelona Barcelona 31 84 79
2 Real Madrid Real Madrid 31 65 70
3 Villarreal Villarreal 31 56 61
4 Atletico Madrid Atletico Madrid 31 51 57
5 Real Betis Real Betis 31 45 46
6 Celta Vigo Celta Vigo 31 44 44
7 Real Sociedad Real Sociedad 31 49 42
8 Getafe Getafe 31 27 41
Tamamını Göster
17 Alaves Alaves 31 35 33
18 Elche Elche 31 39 32
19 Levante Levante 31 35 29
20 Real Oviedo Real Oviedo 31 24 27
O AV P
1 Inter Inter 33 78 78
2 AC Milan AC Milan 33 48 66
3 SSC Napoli SSC Napoli 33 48 66
4 Juventus Juventus 33 57 63
5 Como Como 33 57 58
6 Roma Roma 33 46 58
7 Atalanta Atalanta 33 45 54
8 Bologna Bologna 33 42 48
Tamamını Göster
17 Cremonese Cremonese 33 26 28
18 Lecce Lecce 33 22 28
19 Verona Verona 33 23 18
20 Pisa Pisa 33 24 18
O AV P
1 PSG PSG 28 62 63
2 Lens Lens 29 57 62
3 Lyon Lyon 30 45 54
4 Lille Lille 30 49 54
5 Rennes Rennes 30 52 53
6 Marsilya Marsilya 30 58 52
7 AS Monaco AS Monaco 30 52 50
8 Strasbourg Strasbourg 29 46 43
Tamamını Göster
15 Nice Nice 30 34 29
16 Auxerre Auxerre 30 25 25
17 Nantes Nantes 29 25 20
18 Metz Metz 30 27 15
O AV P
1 PSV Eindhoven PSV Eindhoven 30 84 74
2 Feyenoord Feyenoord 30 62 55
3 NEC Nijmegen NEC Nijmegen 30 72 54
4 FC Twente FC Twente 30 51 53
5 Ajax Ajax 30 57 51
6 Alkmaar Alkmaar 30 52 48
7 FC Utrecht FC Utrecht 30 49 44
8 SC Heerenveen SC Heerenveen 30 53 44
Tamamını Göster
15 Excelsior Excelsior 30 31 28
16 Telstar Telstar 30 39 27
17 NAC Breda NAC Breda 30 30 25
18 Heracles Heracles 30 34 19
SEO Paketleri Uluslararası evden eve nakliyat Uluslararası nakliyat Uluslararası taşımacılık Yurt dışına ev taşıma