Seo Paketleri
Menu

Evlilikte güven yoksa sevgi buharlaşıyor!

Evliliğin bir aşk yuvası değil, bir güven yuvası olduğunu ifade eden Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof.

GİRİŞ: 31 Mart 2025 - 10:15
Evlilikte güven yoksa sevgi buharlaşıyor!
Fotoğraf : BEYAZ

Evlilikte güven yoksa sevgi buharlaşıyor!

Evliliğin bir aşk yuvası değil, bir güven yuvası olduğunu ifade eden Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Eğer ilişkide güven oluşturulamazsa, sevgi zamanla buharlaşır. Bu nedenle evlilikte en önemli sihirli kelime sevgiden önce güven olmalıdır.” dedi.

 Aile teorilerine göre, evlilik ve ailenin sosyal bir sistem olduğunu, sağlıklı bir şekilde yürütülmesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, “Aile içinde ortak amaçlar belirlemek, çatışma çözümüne yönelik etkili iletişim yolları oluşturmak gerekir.” diye konuştu.

Evliliklerde arabuluculuk sistemine ihtiyaç olduğunu gösterdiğini kaydeden Tarhan, “Türkiye’de evlilikte arabuluculuk konusunda ciddi bir eksiklik söz konusu. Kadın ve erkek arasında doğal olarak zaman zaman anlaşmazlıklar yaşanır. Aile içindeki anlaşmazlıkları çözmek için de arabuluculuk sistemi etkili olabilir.” dedi.

Prof. Dr. Nevzat Tarhan, ‘Aile Yılı’ kapsamında ‘Aile ve Önemi’ konusunda dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu.

Evliliğin en büyük düşmanı ben merkezcilik

Prof. Dr. Nevzat Tarhan, evliliklerde iki tarafın yüzde 100 uyumlu olmasının beklenmediğini, evlilik olgunluk ölçeğinde yüzde 70-80 oranında denklik arandığını dile getirerek, “Yani, birbirinin tıpatıp aynısı olmak değil, biyolojik (sağlık), sosyal, kültürel, ekonomik seviye ve yaşam felsefesi olarak denklik olması önemlidir. Bu alanlarda denklik varsa, kişiler sorunlar çıktığında bu problemleri daha kolay çözebilirler. Birbirinin aynısı olan kişiler ise bir süre sonra birbirlerinden soğuyabilirler. Evlilikte sadece sevgi yetmez; sevgiyle birlikte bağlanma ve sağlıklı iş birliği de olması gerekir. Sevgi ve iş birliği olduğunda, ömür boyu sürecek mutlu evlilikler ortaya çıkar. Evliliğin en büyük düşmanı ben merkezciliktir. Doğru kişi empatik bir ilişki kurabilen kişidir.” dedi.

Sürekli kusur görmek ve sürekli bunları dile getirmek ilişkiye zarar verir

Gençlere ‘evlilikten önce gözünüzü dört açın, evlendikten sonra yarım açın’ dediğini ifade eden Tarhan, “Evlenmeden önce bütün şartların birbirine uyup uymadığını araştırmak önemli olsa da evlendikten sonra artık birbirinin gözlerine bakan değil, birlikte aynı hedefe bakan kişiler olmak gerekiyor. Evliliği bir gemiye benzetirsek, o gemiye binen kişilerin kendi çıkarlarından ziyade geminin ve dolayısıyla tüm yolcuların yararını düşünmesi gerekir. Sürekli kusur görmek ve sürekli bunları dile getirmek ilişkiye zarar verir. Gemi kaptanı bir hata yaptı diye gemiyi batırmazsınız. Aşırı tepkiler verilmemeli. Bu noktada zihinsel esneklik çok önemli. Evliliğin düşmanlarından biri de inatçılık ve düşünce katılığıdır. Böyle kişiler, zihinsel esneklik gösteremedikleri için evliliklerinde hata yaparlar.” diye konuştu.

Romantizm dönemi 6 haftadan 2 seneye kadar sürebiliyor

Evlilikte üç dönem olduğunu, romantizm dönemi olan ilk dönemin altı haftadan iki seneye kadar sürebildiğini kaydeden Tarhan, “Daha sonra güç çatışması ve kişilik çatışması dönemi başlar; egolar devreye girer. Eğer kişiler bu dönemde şanslıysa veya akıllı çözümler bulabiliyorlarsa, bağlılık dönemi ortaya çıkar ve ömür boyu sürecek mutlu evlilikler ortaya çıkabilir. Belki de en önemli soru, romantizm döneminin neden bittiği veya neden buharlaştığı olabilir. Romantizm dönemi genellikle evlendikten sonra çocuk sahibi olunmasıyla sona erer. Kadın, kendini çocuğa adar; zihinsel ve duygusal yatırımını çocuğa yapar. Erkek de işine yoğunlaşır. Bu durum, duygusal mesafenin açılmasına neden olur. Aynı evde yaşasalar bile, aralarında bir mesafe oluştuğu için soğuma başlar.” şeklinde konuştu.

Kadın ve erkeğin beyin fonksiyonları da farklı çalışıyor

Prof. Dr. Nevzat Tarhan, kadın ve erkeğin biyolojik olarak eşit olmadığını ancak hak ve fırsatlar açısından eşit değerlendirilmesi gerektiğini dile getirerek, şöyle devam etti:

“Toplumsal eşitliği bu şekilde anlamak gerekir. Biyolojik farklılıklar açıktır. Kadın vücudunda yaklaşık 4 kilogram, erkek vücudunda ise 6 kilogram kan dolaşır. Beyin fonksiyonları da farklı çalışır. Sol beyin erildir, sağ beyin dişildir ve ön beyin ise bu ikisi arasında denge sağlar. Sol beyin (eril beyin): Mantık, muhakeme, analiz, konuşma, hesaplama gibi işlevlerden sorumludur. Sağ beyin (dişil beyin): Duygular, heyecanlar, müzik, sanat, estetik gibi alanları yönetir. Ön beyin: Bu iki yapıyı dengeler ve bir kaptan köşkü gibi çalışır.”

Stres durumunda da kadın ve erkek beyinleri farklı tepkiler veriyor

Stres durumunda da kadın ve erkek beyinlerinin farklı tepkiler verdiğini söyleyen Tarhan, “Erkek beyni, stres altında zihinsel bir sığınağa çekilir, konuşmak istemez ve sonuç odaklı düşünmeye yönelir. Kadın beyni ise stres anında yalnızlığı gidermek için paylaşma ihtiyacı hisseder ve konuşarak rahatlamaya çalışır. Bu doğal farklılıklar bazen iletişimde çatışmalara yol açabilir. Her iki taraf da stresli olduğunda, biri içine kapanırken diğeri konuşmak isteyebilir. Bu tür durumlarda, karşı tarafın stresli olduğu fark edildiğinde, sorunu hemen çözmeye çalışmak yerine uygun zaman ve zeminde ele almak daha sağlıklı olacaktır. Evliliklerde bazen fırtınalara fırsat vermek gerekir. Fırtınasız bir evlilik elbette güzel olurdu, ancak bu pek mümkün değildir. Önemli olan, bu fırtınaları nasıl yöneteceğimizi bilmek ve sağlıklı iletişim kurabilmektir. Fırtınasız evlilik beklemek hoş olurdu ama mümkün değil.” dedi.

Kadın ve erkek arasındaki ilişki bir iş birliği yerine bir güç savaşına evrildi

 1960'lı yıllarda kadının özgürleşme hareketinin başladığını belirten Prof. Dr. Tarhan, “Bu hareket, doğru ve faydalı bir süreçti çünkü endüstri devrimleriyle birlikte fiziksel güç değil, zihinsel güç ön plana çıktı. Zihinsel güç açısından kadın ve erkek zaten eşittir. Bu durumda hem aile hayatında hem de sosyal hayatta kadın ve erkeğin rol alma açısından eşit haklara sahip olması gerekir. Ancak, bazı gelenekler bu eşitliği engelliyordu. Feminizm hareketi, başlangıçta kadının özgürleşmesini hedefleyen olumlu bir çıkış noktasıydı, ancak zamanla kadın-erkek ilişkisini bir mücadeleye dönüştürdü. Kadın ve erkek arasındaki ilişki bir iş birliği yerine bir güç savaşına evrildi. Kadın erkek ilişkisi rekabetçi bir ilişki değil, tamamlayıcı ilişki olmalı. Birbirini tamamlayanlar mutlu evlilik yaparlar. Bütün iş birbirini tamamlamak.” ifadesinde bulundu.

Evlilikte ilişki bazen güç mücadelesini dönüyor

Prof. Dr. Nevzat Tarhan, egolar çarpışırken, iki tarafın da kendine özgü bir savaş stratejisi olduğunu ve birinin öfkeyi savaş stratejisi olarak kullandığını, böylece karşı tarafı değersizleştirerek, ses tonunu yükselttiğini ve tartışmayı güç mücadelesine çevirdiğini, bunu da erkeklerin daha sık yaptığını anlatarak, “Peki, kadınların en yaygın savaş stratejisi nedir? Kadınlar duygularını kontrol etmekte zorlanabilir ve böyle bir durumda, eğer eşinin bağırmasına karşılık o da bağırırsa, bu kısır döngüye dönüşür. Bazı yaklaşımlar, ‘O bağırıyorsa sen de bağır, o tabak fırlatıyorsa sen de fırlat’ gibi söylemleri savunabilir. Ancak bu tür bir tepki, aile içinde ‘orman kanunlarının’ geçerli olmasına yol açar. Orman kanunlarında güçlü olan zayıfı ezer ve fiziksel güç erkeklerde daha fazla olduğu için bu, zamanla şiddetle sonuçlanabilir. Oysa burada akıllı strateji nedir? Her iki taraf da eşinin karşılanmayan ihtiyacını anlamaya çalışmalıdır. Kadınlar için en büyük ihtiyaçlardan biri, eşlerinin onlar için mücadele ettiğini, aileleri için risk aldığını ve geleceği için çaba gösterdiğini hissetmektir. Bunu gördüğünde, kendini güvende hisseder.” şeklinde konuştu.

Evlilik güven yuvası olmalı

Evliliğin bir aşk yuvası değil, bir güven yuvası olduğunu ifade eden Tarhan, “Eğer ilişkide güven oluşturulamazsa, sevgi zamanla buharlaşır. Bu nedenle evlilikte en önemli sihirli kelime sevgiden önce güven olmalıdır. Aile teorilerine göre, evlilik ve aile sosyal bir sistemdir. Tıpkı doğadaki ekosistemler gibi, sağlıklı bir şekilde yürütülmesi gerekir. Eğer bireyler ego savaşlarına girerse, hisleriyle hareket ederse, mantıklı düşünemez ve ilişkiler zarar görür. Otomatik tepkiler hata yaptırır. Ancak derin düşünerek ve sağlıklı bir şekilde hareket etmek, insanı daha doğru kararlar almaya yönlendirir. Bu yüzden aile içinde ortak amaçlar belirlemek, çatışma çözümüne yönelik etkili iletişim yolları oluşturmak gerekir. Aile içi oturumlar bu noktada faydalı olabilir. Çift terapilerinde, aile bireylerine haftada bir kez bir araya gelerek sorunları yazmalarını ve yalnızca o toplantıda konuşmalarını tavsiye ederiz.” diye düşüncelerini dile getirdi.

Aile içinde iletişim yatay olmalı 

Aile içinde iletişimin dikey değil, yatay olması gerektiğini kaydeden Tarhan, “Aile içinde koalisyonlar dengeleri bozar. Mesela anne bir çocuğu tutar, baba diğerini desteklerse, ailede taraflar oluşur. Bu durum bir şirketin bölünmesi gibidir ve huzursuzluk getirir. Doğru olan yatay koalisyon kurmaktır. Yani anne ve baba bir koalisyon oluşturmalı, çocuklar da kendi aralarında sorunları çözmeye çalışmalıdır. Eğer çözemiyorlarsa, o zaman ebeveynlere başvurmalıdırlar.” dedi.

‘Mutlaka çocuk sahibi olmalıyım’ düşüncesine saplanmak gerçekçi değil!

Evliliğin çocuk olmadan da güçlü ve anlamlı olabileceğini dile getiren Prof. Dr. Tarhan, şöyle devam etti:

“Bu nedenle, ‘mutlaka çocuk sahibi olmalıyım’ düşüncesine saplanmak gerçekçi değildir. Evlilikte önemli olan, psikolojik ve duygusal kaynakları doğru yönetebilmektir. Eğer bir kişi ‘İleride yalnız kalmamak için çocuk sahibi olmalıyım’ düşüncesiyle evleniyorsa, bu rasyonel bir yaklaşım değildir. Evliliğin insana sunduğu en büyük psikolojik destek, yalnızlığı gidermektir. Eşler arasında güvenli bir alan oluşturmak, evde huzur bulmak ve en özel konuları paylaşabilecek bir dostluk ilişkisi kurmak evliliğin temel taşlarındandır. Eşler arasındaki bağ, bazen anne-baba ilişkilerinden bile daha derin olabilir. Bu nedenle, bu ilişkiye özel bir önem verilmeli ve özen gösterilmelidir. Evlilikte bireysel özgürlükler bir noktada birleşerek daha güçlü bir bağ ve anlamlı bir hayat yaratır. Bu yüzden evlilik, sadece bir birliktelik değil, aynı zamanda yeni bir yaşam biçimidir.”

Boşanma bir seçenek değil, bir sonuçtur!

Evlilikte eğer eşler, "Senden nefret ediyorum ama çocuk için katlanıyorum" noktasına geldiyse, o evde yetişen çocuğun sağlıklı bir birey olmasının zor olduğunu, böyle durumlarda, evliliğin devam etmesinin mi yoksa bitirilmesinin mi daha avantajlı olduğunun değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Tarhan, “Çift terapilerinde, eğer taraflar arasında sevgi ve iyi niyet varsa ancak iletişim çatışmaları yaşanıyorsa, genellikle çözüme ulaşılabilir. Ancak sevgi tamamen bitmişse, evliliği sürdürmek zorlaşır. Eğer tüm çabalara rağmen evlilik her iki taraf için de zarar verici hâle gelmişse, boşanma bir seçenek değil, bir sonuçtur. Ancak boşanma, anne ve babalığın sona erdiği anlamına gelmez. Eşler, çocuklarının yüksek yararını gözeterek medeni bir şekilde yollarını ayırabilirler.” dedi. 

Çocuk hem anne hem baba için hayatı güzelleştiren bir varlık

Evlenen her bireyin, eğer evlilik olgunluğuna sahipse, anne-baba olgunluğuna da sahip olduğunu kaydeden Tarhan, “Bu yüzden anne-baba olmaktan korkmamalıdırlar. Evlilik, esneklik ve uyum gerektirir. Yeni bir düzen kurarken geçmiş alışkanlıkları birebir uygulamaya çalışmak evliliği sürdürülebilir kılmaz. İşte bu yüzden evlilik olgunluğu, kişinin geçmişten gelen kalıpları sorgulayıp uyarlayabilmesiyle ilgilidir. Çocuk sahibi olmak da benzer bir süreçtir. Bazı kişiler çocuğu bir tehdit, bir külfet ya da konforlarını bozan bir unsur olarak görebilir. Ancak çocuk hem anne hem baba için hayatı güzelleştiren bir varlıktır.” ifadesinde bulundu.

Evliliklerde arabuluculuk sistemine ihtiyaç var

Boşanma istatistiklerine göre mahkeme kararıyla boşanmış çiftlerin yüzde 20’sinin daha sonra tekrar bir araya geldiğini, bunun da evliliklerde arabuluculuk sistemine ihtiyaç olduğunu gösterdiğini kaydeden Tarhan, “Türkiye’de ise evlilikte arabuluculuk konusunda ciddi bir eksiklik söz konusu. Kadın ve erkek arasında doğal olarak zaman zaman anlaşmazlıklar yaşanır. Evlilik sürecinde ‘iletişim kazaları’ olabilir. Önemli olan, bu sorunları nasıl birlikte aşabileceğimizi düşünmektir. Aile içindeki anlaşmazlıkları çözmek için de arabuluculuk sistemi etkili olabilir. 

Aşırı kontrolcü yaklaşımlar, çocuğun benlik saygısını zedeliyor

Ebeveynliğin çocuğun hayatına tanıklık etmeyi, ona yakın olmayı ve ihtiyaç duyduğunda destek sağlamayı gerektirdiğini anlatan Tarhan, “Ancak bu, her şeyine müdahale etmek anlamına gelmez. Çocukluk çağı travmalarından biri de aşırı kontrol ve müdahaledir. Çocuğun yeme içme düzeninden özel alanına kadar her şeye karışan, hatta tuvalete girdiğinde bile kapısını çalıp ‘Ne yapıyorsun?’ diye soran ebeveynler, çocukta travmatik bir etki yaratabilir. Eskiden ‘helikopter ebeveynlik’ olarak adlandırılan bu tutum, günümüzde ‘dron ebeveynlik’ olarak tanımlanıyor. Bu tür aşırı kontrolcü yaklaşımlar, çocuğun benlik saygısını zedeleyerek onun kendini yetersiz hissetmesine yol açar. Aşırı kontrolcü ebeveynler tarafından yetiştirilen çocuklar, kendilerini yetersiz hisseder ve risk almaktan kaçınır. Büyük bir hata yapmadıkça çocuğun deneyim kazanmasına izin verilmelidir. Çocuk yetiştirmek bir sanattır ve öğrenilmesi gereken bir süreçtir.” diye konuştu.

Anne-babanın temel görevi, çocuklarının hayatına tanıklık etmek

Kuşak çatışmasının doğal bir durum ve ancak bu çatışmayı en çok yaşayanların genellikle zihinsel esnekliği olmayan, katı düşünceli bireyler olduğunu söyleyen Tarhan, “Anne-babanın temel görevi, çocuklarının hayatına tanıklık etmek, onlara rehberlik yapmak ve kılavuzluk etmektir; onların yerine karar almak veya hayatlarını yönetmek değil. Çocuk, evi sıcak bir atmosfer ve güvenli bir alan olarak görürse, eve geldiğinde kendini huzurlu hisseder. Bu yalnızca çocuklar için değil, anne-babalar ve eşler için de geçerlidir. Eğer bir ailede sevgi ve huzur hâkimse, o evde yaşayan herkes dış dünyada karşılaşabileceği yanlış alışkanlıklara ya da sağlıksız ilişkilere karşı daha güçlü olur.” şeklinde konuştu.

Yanlış bir evlilik yapmaktansa, evlenmemek bazen daha doğru bir tercih olabilir

Bazı insanların bilinçli olarak yalnızlığı tercih ettiklerini ve bu şekilde mutlu olduklarını dile getiren Tarhan, sözlerini şöyle tamamladı: 

“Evlilik, bir zorunluluk değildir. Erkekler çoğu zaman evliliğe daha çok fiziksel yönüyle bakarken, kadınlar romantik bir çerçevede değerlendirir. Ancak ideal olan, evliliğe anlam odaklı bir perspektifle yaklaşmaktır. Evlilik, yalnızca bu tür anlık hazlar üzerine kurulmamalıdır. Esas olan, uzun vadede huzurlu bir gelecek inşa etmek ve birlikte anlamlı bir hayat sürmektir. Evlilik, hayat yolculuğunda bir ideal doğrultusunda birlikte ilerlemeyi ifade eder. Yaşamın sonunda, geriye iyi anılar ve anlamlı bir hayat bırakmak, birçok insanın temel hedefidir. Hayatın zorluklarında, insanı en çok destekleyen kişi genellikle eşidir. Zor zamanlarda omzuna baş koyabileceğin, seni teselli eden birinin varlığı, evliliğin en kıymetli yanlarından biridir. Tabii ki herkes evlenmek zorunda değildir. Yanlış bir evlilik yapmaktansa, evlenmemek bazen daha doğru bir tercih olabilir.” 

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Haber Kaynağı : BEYAZ

BENZER HABERLER

Yorum Ekle

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır. Zorunlu alanlar * ile işaretlenmiştir

PUAN DURUMU
O AV P
1 Galatasaray Galatasaray 31 72 74
2 Fenerbahçe Fenerbahçe 31 68 67
3 Trabzonspor Trabzonspor 31 58 65
4 Beşiktaş Beşiktaş 31 54 56
5 Başakşehir Başakşehir 31 52 51
6 Göztepe Göztepe 31 39 51
7 Samsunspor Samsunspor 31 39 45
8 Konyaspor Konyaspor 31 40 40
Tamamını Göster
15 Gençlerbirliği Gençlerbirliği 31 30 28
16 Eyüpspor Eyüpspor 31 25 28
17 Kayserispor Kayserispor 31 23 26
18 Karagümrük Karagümrük 31 27 21
O AV P
1 Erzurumspor Erzurumspor 37 81 80
2 Amed Sportif Amed Sportif 37 78 73
3 Esenler Erokspor Esenler Erokspor 37 80 73
4 Arca Çorum FK Arca Çorum FK 37 62 70
5 Bodrum FK Bodrum FK 37 71 64
6 Pendikspor Pendikspor 37 57 62
7 Keçiörengücü Keçiörengücü 37 69 57
8 Bandırmaspor Bandırmaspor 37 46 57
Tamamını Göster
17 Serik Belediyespor Serik Belediyespor 37 43 39
18 Sakaryaspor Sakaryaspor 37 45 34
19 Hatayspor Hatayspor 37 30 11
20 A.Demirspor A.Demirspor 37 21 -54
O AV P
1 Arsenal Arsenal 34 64 73
2 M.City M.City 33 66 70
3 M. United M. United 34 60 61
4 Liverpool Liverpool 34 57 58
5 Aston Villa Aston Villa 34 47 58
6 Brighton Brighton 34 48 50
7 Bournemouth Bournemouth 34 52 49
8 Chelsea Chelsea 34 53 48
Tamamını Göster
17 West Ham United West Ham United 34 42 36
18 Tottenham Tottenham 34 43 34
19 Burnley Burnley 34 34 20
20 Wolves Wolves 34 24 17
O AV P
1 Bayern Munih Bayern Munih 31 113 82
2 B. Dortmund B. Dortmund 31 65 67
3 RB Leipzig RB Leipzig 31 62 62
4 VfB Stuttgart VfB Stuttgart 31 63 57
5 Hoffenheim Hoffenheim 31 61 57
6 Leverkusen Leverkusen 31 62 55
7 E. Frankfurt E. Frankfurt 31 56 43
8 Freiburg Freiburg 31 44 43
Tamamını Göster
15 Hamburger SV Hamburger SV 31 34 31
16 St. Pauli St. Pauli 31 26 26
17 Wolfsburg Wolfsburg 31 41 25
18 FC Heidenheim FC Heidenheim 31 35 22
O AV P
1 Barcelona Barcelona 33 87 85
2 Real Madrid Real Madrid 33 68 74
3 Villarreal Villarreal 33 59 65
4 Atletico Madrid Atletico Madrid 33 56 60
5 Real Betis Real Betis 33 49 50
6 Getafe Getafe 33 28 44
7 Celta Vigo Celta Vigo 33 45 44
8 Real Sociedad Real Sociedad 33 52 43
Tamamını Göster
17 Mallorca Mallorca 33 41 35
18 Sevilla Sevilla 33 40 34
19 Levante Levante 33 37 33
20 Real Oviedo Real Oviedo 33 26 28
O AV P
1 Inter Inter 34 80 79
2 SSC Napoli SSC Napoli 34 52 69
3 AC Milan AC Milan 34 48 67
4 Juventus Juventus 34 57 64
5 Como Como 34 59 61
6 Roma Roma 34 48 61
7 Atalanta Atalanta 34 47 54
8 Lazio Lazio 34 37 48
Tamamını Göster
17 Lecce Lecce 34 22 29
18 Cremonese Cremonese 34 26 28
19 Verona Verona 34 23 19
20 Pisa Pisa 34 24 18
O AV P
1 PSG PSG 30 68 69
2 Lens Lens 30 60 63
3 Lyon Lyon 31 48 57
4 Lille Lille 31 50 57
5 Rennes Rennes 31 54 56
6 Marsilya Marsilya 31 59 53
7 AS Monaco AS Monaco 31 54 51
8 Strasbourg Strasbourg 30 49 46
Tamamını Göster
15 Nice Nice 31 35 30
16 Auxerre Auxerre 31 27 25
17 Nantes Nantes 31 26 20
18 Metz Metz 31 31 16
O AV P
1 PSV Eindhoven PSV Eindhoven 31 90 77
2 Feyenoord Feyenoord 31 65 58
3 NEC Nijmegen NEC Nijmegen 31 73 55
4 Ajax Ajax 31 59 54
5 FC Twente FC Twente 31 52 54
6 Alkmaar Alkmaar 31 52 49
7 SC Heerenveen SC Heerenveen 31 55 47
8 FC Utrecht FC Utrecht 31 49 44
Tamamını Göster
15 FC Volendam FC Volendam 31 33 31
16 Telstar Telstar 31 43 30
17 NAC Breda NAC Breda 31 30 25
18 Heracles Heracles 31 34 19
SEO Paketleri Uluslararası evden eve nakliyat Uluslararası nakliyat Uluslararası taşımacılık Yurt dışına ev taşıma