Seo Paketleri
Menu

Gonca Engelsiz Yaşam Merkezi şimdiden ilgi odağı oldu; “Burada goncalar açsın istiyoruz"

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin eski Vinsan Kampüsü içinde 10 dönüm arazi üzerine inşa ettiği Gonca Engelsiz Yaşam Merkezi ilk misafirlerini kabule başladı.

GİRİŞ: 11 Haziran 2025 - 11:21
Gonca Engelsiz Yaşam Merkezi şimdiden ilgi odağı oldu; “Burada goncalar açsın istiyoruz"
Fotoğraf : BEYAZ

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin eski Vinsan Kampüsü içinde 10 dönüm arazi üzerine inşa ettiği Gonca Engelsiz Yaşam Merkezi ilk misafirlerini kabule başladı. Engelli bireyleri daha doğmadan desteklemeyi amaçlayan ve Türkiye’de örneği bulunmayan merkezi incelemeye gazeteci ve haber spikeri Cansu Canan Özgen geldi. Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Doç.Dr.Tahir Büyükakın’dan merkez hakkında detayları dinledi.

GONCA ENGELSİZ YAŞAM MERKEZİ, TÜRKİYE’YE ÖRNEK

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından İzmit eski Vinsan Kampüsü içinde inşa edilen ve ilk misafirlerini ağırlamaya başlayan Gonca Engelsiz Yaşam Merkezi şimdiden ilgi odağı oldu. Gazeteci ve sunucu Cansu Canan Özgen, önceki gün merkeze gelerek YouTube programı için Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Doç.Dr.Tahir Büyükakın ile özel röportaj yaptı. Başkan Büyükakın, merkezin amacını, sunduğu hizmetleri ve sağladığı sosyal faydaları anlattı. Başkan Büyükakın, Gonca Engelsiz Yaşam Merkezi’nin, engelli bireylerin hayatına değer katmak ve onların topluma daha etkin şekilde katılımını sağlamak amacıyla kurulduğunu belirtti. Merkezde hidroterapi alanları, meslek edindirme kursları ve sosyal rehabilitasyon programları gibi birçok farklı hizmet sunuluyor. Merkezin en önemli özelliği ise anne-babalara daha doğum aşamasında destek sunup, çocukların büyüme aşamasında hem psikolojik hem de hayata katılmaları konusunda destek oluyor. Bu amaçla günlük yaşamda kullanılan bütün ev aletleri, araç ve gereçlerin bulunduğu özel odalar, kafe, market, spor ve aktivite alanları bulunuyor.

KOCAELİ’DE HAYATA DOKUNAN HİKAYELER

Merkez, engelli bireylerin kendi ihtiyaçlarını karşılamalarını ve sosyal hayata dahil olmalarını destekleyen eğitimler veriyor. Çamaşır yıkama, yatak toplama gibi günlük hayat becerilerinin yanı sıra marketlerde çalışmak gibi istihdama yönelik kurslar da sunuluyor. Ayrıca, engelli bireylerin KPSS gibi sınavlara hazırlanmasına olanak tanıyan eğitimler düzenleniyor. Başkan Büyükakın, program kapsamında hizmet alan bir annenin yaşadığı dönüşümden bahsederek, annenin 30 kilo verdiğini, ilaç kullanımının azaldığını ve artık çocuklarıyla daha kaliteli zaman geçirebildiğini anlattı. Bu program, bireylerin fiziksel ve ruhsal sağlığını iyileştirirken, sosyal hayata katılımlarını artırmayı hedefliyor.

BURASI HAYATA TUTUNACAĞINIZ BİR YER

Merkezde eğitim alan bireylerin ve ailelerin mutluluğuna şahit olduğunu belirten Büyükakın, buranın sadece bir rehabilitasyon merkezi değil, aynı zamanda umut ve hayata tutunma alanı olduğunu ifade etti. Büyükakın, engelli bireylerin kendi yeteneklerini keşfetmelerine ve üretken bir yaşam sürmelerine olanak tanıyan bu projenin çok beğenildiğini söyledi. Gonca Engelsiz Yaşam Merkezi’nin Türkiye’deki örnek projelerden biri olduğunu vurguladı. Kocaeli’de engelsiz yaşam için daha pek çok projeyi hayata geçirdiklerini, Gonca Engelsiz Yaşam Merkezi’nin bu çalışmalara yeni bir boyut kazandırdığını kaydetti. Cansu Canan Özgen de program boyunca merkezden övgüyle bahsetti. Büyükakın ve Özgen merkezde eğitim gören çocuklar ve aileleriyle de bol bol sohbet etti. İşte Cansu Canan Özgen ile Başkan Büyükakın’ın o söyleşisi:

Burası Kocaeli’nin engelsiz yaşam merkezi: Gonca

ÖZGEN- Bugün içim kıpır kıpır. Çünkü baharın geldiğini gösterdiğim bir video ile karşınızdayım. Sadece baharın gelişiyle mutlu değilim. Şuan öyle bir yerdeyim ki, beni çok heyecanlandırdı, çok duygulandırdı. Aynı zamanda böyle bir yerin içerisinde olmaktan dolayı gurur duydum. Neredeyim, Kocaeli’deyim efendim. Yanımda çok değerli bir konuğum var. Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Doç.Dr.Tahir Büyükakın bizimle birlikte. Misafir olduk biz size ama sohbetimize konuk olduğunuz için önce ben size hoş geldiniz demek istiyorum Sayın Başkanım.

BÜYÜKAKIN- Siz de hoş geldiniz, biz de hoş bulduk.

ÖZGEN- Burası Kocaeli’nin yeni engelsiz yaşam merkezi Gonca. Bu isimle başlayalım mı başkanım? Gonca ne demek?

BÜYÜKAKIN- Merkezden faydalanan bireylere çok çok eskiden sakat deniyordu. Sonra özürlü dendi, ardından engelli denildi. Bugün özel diyelim diyorlar. Aslında isimlendirmeye çok takılmamak gerekir ama son dönemdeki hassasiyete de dikkat ederek, bu kentin özel bireyleri, gençleri, büyükleri, onları birer gonca gibi düşündük. O goncalar gül gibi olabilsin, açabilsin istedik. Hayata diğer insanlar gibi katılabilsin istedik. Hikaye oradan başladı aslında.

Onların gözünden hayatı gördüğünüzde, sokakta gezmeye çalıştığınızda ince motor becerisini bile yapamıyorsanız (parmaklarını istemli oynatmak gibi) düğmenizi bile ilikleyemezsiniz. Sürekli birine muhtaç olursunuz. Sürekli hayatı devam ettirirken birine ihtiyaç duymak, birinden yardım almak, size yardım edenlerin hayatının nasıl şekilleneceği; hakikaten bilimsel temelle yaklaştığımızda şunu görürsünüz. Özel çocuklarımızı, özel bireylerimizi belli yöntemlerle hayatta daha verimli, hayata daha iyi tutunan bir yere getirmek mümkün. En başından beri bunu yapabilirsiniz. Onun için “Goncalar” olsun onlar, birer gül gibi açılabilsinler. Toplumla buluşabilsinler. Toplumda kendilerine daha üretken, verimli bir rolle yer alabilsinler. Buna biz katkı sağlayalım dedik ve adını Gonca verdik.

ÖZGEN- Şöyle bir ifadeniz var. Diyorsunuz ki “Bu bina sadece bir merkez değil, henüz doğmamış bir bebeğe sarılmak daha doğmadan ona yalnız değilsin demek”. Ne demek bu?

BÜYÜKAKIN- Özel bireyler için ihtiyaç olan tüm fonksiyonların bir arada olduğu böylesi disiplinler arası bir kompleks benim bildiğim kadarıyla Türkiye’de yok. Ben dünyada da örneklerini gezdim, inceledim. Oralarda da yok. Belki yarın bunun çok daha güzelleri yapılacak. Ama biz çıtayı bir üst seviyeye çıkartmış olduk. Bireyi daha anne karnındayken kucaklamak, anneyi- babayı, aileyi iklimin içine almak, bireyin o iklim içerisinde büyümesini sağlamak başka bir şey. Bundan yirmi sene, otuz sene önce belli engel gruplarıyla ilgili hiçbir şey yapılamazdı. Ama bununla mücadele edildi, emek verildi, araştırıldı. Bugün bunlar problem olmaktan çıktı. Burası, aslında bir manada gebelikten itibaren izlediğinizde hem o alanın disiplinin gelişmesine olanak sağlayan hem de rehabilitasyon sürecinin bilimsel bir akılla izlediğinizde daha etkili yöntemlerin bulunmasını sağlayan bir alan. Burada mesela hidroterapi alanları var. Su ile birlikte belli hareketler yapıldığında belli engeller grupları daha iyi tedavi edilebilir.

ÖZGEN- Şimdi o noktada herkes açısından ulaşılabilir böyle merkezler ayrı bir önem ve değer kazanıyor.

BÜYÜKAKIN- Burası bitti. Çocuklarımız buradan hizmet alıyor. Bunun tam arka kısmında Cemil Meriç Engelli Merkezi’mizde başka bir hafıza yatıyor. Orada devam eden uzun yıllara dayanan bir birikim var. Biz engelliler ile ilgili faaliyetleri şimdi burada yeni bir aşamayla devam ettiriyoruz. Oradaki hafızanın üzerine bunu geliştirdik, daha ileri bir düzeye çıkartmış olduk. Hemen arka tarafta başka bir merkezde bu hizmetler veriliyordu. Buranın diğerlerinden farklı olan bir tarafı da hem hafif, hem orta, hem de ağır engel grupları…

ÖZGEN- Ve tüm yaş gruplarını kapsıyor galiba. İçeride gördüğüm odalardan o intibayı aldım.

BÜYÜKAKIN- Evet, otizm, spastik durumda olanlar var. Down sendromlu olanlar var. Bunların her biri ayrı ayrı vakalar. Ama kendi içinde de aynı değiller. Ağır otizmli olanlar, hafif otizmli olanlar var. Hayat sadece belli bir engel grubunun rehabilitasyon hizmetinin alınmasından ibaret değil. O özel çocuğun evde çamaşırlarını toplamasını öğretmek, yatağını toplamasını öğretmek… Belli engel durumu biraz daha düşükse çamaşır makinasına çamaşırını atmasını öğretmek mümkün mesela...

ÖZGEN- Burası çok büyük bir merkez 10 dönüm üzerine mi kurulu başkanım?

BÜYÜKAKIN- Burası toplamda 10 dönüm. Kapalı yapı ise 6900 dönümlük bir alan üzerinde yer alıyor.

ÖZGEN- Gezerken bir odayı gördüm ve ben şaşırdım. Çünkü 1+1 daire yapmışlar resmen. İçeride çamaşır makinası, mutfak dolapları, bulaşık makinası, yataklar, koltuklar vardı.

BÜYÜKAKIN- Doğru. Bu ortamlarda çocuk daha anlamlı bir şekilde var oluyor. Bir işe yaramak, bir işi başarmak kendisine moral veriyor ve ailesine katkı sağlıyor. Bu kompleksin bir diğer farkı ise meslek edindirme tarafının da oluşu. İstihdam tarafına gider mi acaba? Mesela elektronik KPSS sınavları var. Mesela çocukları buna hazırlayabilir miyiz tarafı var. Engelli bireylerin girdiği bir sınav var. Bu sınava girebilsinler diye hazırlık birimi var. Doğru eğitim alırsa aslında birçok engelli birey hayatın her alanında iş sahibi olabilir, çalışabilir. Mesela en çok marketlerde görüyoruz, hafif engelli birey doğru eğitimle bir markette bile rahatlıkla çalışabilir.  

ÖZGEN- Ki, burada da var o. Ben gördüm marketi. Fatura var, fiş var. Çünkü engelli bireyler daha çok istihdamda marketlerde görev yapıyorlarmış. Dolayısıyla burada da bir stajyerlik gibi oluyor. Pratik de kazandırılıyor. Meslek de edindiren bir kurum olmuş.

BÜYÜKAKIN- Hepsini 360 derece düşünmeniz lazım. Nelere ihtiyaçları var. Önce zihin dünyanızda tasarlıyorsunuz. Tasarlayıp uygulamaya başlıyorsunuz. Sonradan ilave bilgiler geliyor. Sahada gördükleriniz oluyor. Şurası şöyle olsun, burası da böyle olabilir mi? Ve sonuçta her ihtiyacı karşılayan bir sonuç ortaya çıkarmaya çalışıyorsunuz. Mesela bize kahve ikram eden gençler yandaki kafeyi işletiyorlar. Down Kafeler var biliyorsunuz. Biz aslında farklı bir boyutta bu çocuklarımızın hizmet etmesini sağlıyoruz. Bunlar matris organizasyonlar. Burada gördüğünüzden ibaret değil mesele. Burası disiplinler arası bir mekan evet. Ama dışarıdaki hayata da bağlı bir mekan.

ÖZGE- Anlaması da zor değil mi?

BÜYÜKAKIN- Tabi. Çocuğunu bir dakika olsun bırakıp yanından ayrılamazsın, bırakamazsın. Kendini bir yere vurur. Çok temel ihtiyacınızı gidermek için bile çocuğunuzu emanet etmeniz gereken biri vardır. Tuvalete gidemezsiniz, banyonuza gidemezsiniz. Bir eşyanızı toplayamazsınız, karnınızı doyuramazsınız. Birden fazla engelli çocuğu olan aileler var. Anne, baba o çocukların etrafında hayatları şekilleniyor. Sonra kendilerinin de sorunları oluyor mesela. Hastalığı olan bir çocuğunuz var yatırmanız, kaldırmanız gerekiyor. Bir süre sonra en basiti anne babasının bel fıtığı gibi rahatsızlıklar ortaya çıkıyor. Nasıl olacak, bu insanlar yaşamını nasıl devam ettirecekler? Onları da bu disiplinler içinde düşünmeniz ve desteklemeniz gerekiyor.

ÖZGEN- Buraya bırakabiliyorlar mı evlatlarını?

BÜYÜKAKIN- Evet. Bu bambaşka bir şeydir. O insanlara yaşam için nefes alma imkanı sağlamak... Hani suda boğulan bir insan düşünün. Sudan kafayı çıkartır da nefes alır ya. Öyle bir durum.

ÖZGEN- Ben sosyal medyanızdan şöyle bir geriye doğru özel bireylerle bir araya geldiğiniz buluşmalara baktım. Oradaki detaylarda sizi görünce fark ettim ki, sizi görünce gelip sarılıyorlar, ağlıyorlar, kendi hikayelerini rahatlıkla anlatıyorlar. Evladına dua eder gibi dua edenler var. İşte bu buluşmalarla ilgili hiç unutamadığınız bir hikayeniz var mı?

BÜYÜKAKIN- Bizim aynı zamanda Anne Şehir Projemiz de var. Yaklaşık 80 bin kadının üye olduğu ve hizmet aldığı bir alan. Bunlardan birinde bir anne geldi bipolar tanısı olduğunu, çocuklarıyla ilgilenemediğini, kendi ile ilgilenemediği ifade etti. Anne çocuk Projesiyle tanıştığını, oradaki programlarla diyetisyen kontrolünde spora başladığını ve 30 kilo verdiğini, ilaçlarının büyük bir bölümünü kullanmasına ihtiyacı kalmadığını söyledi. Eskiden kendimi sevmezdim çocuklarıma iyi bir annelik yapamıyordum dedi. Şimdi çocuklarıma annelik yapıyorum, buraya çocuklarımla birlikte geliyorum dedi. Mikrofonu elinde tutarken heyecandan tir tir titriyordu. O duygu yoğunluğuyla büyük bir memnuniyetle “Allah sizden razı olsun” dedi. Bizler için belki de en yüce ödül bu. Yaptığınız bir şeyden dolayı size “Allah razı olsun” denilmesi. Mesela Anne Şehir Projemiz de içinde bambaşka hikayeler barındırır. Orada bizim meslek edindirme kurslarımız da var. Bir teyzemiz bir gün oradayken geldi sarılmak istedi, “Sana neden sarılmak istiyorum biliyor musun” dedi. “Ben okuma yazma bilmiyordum. Bir yere gideceğim, otobüse bineceğim birilerine sormam gerekiyordu. Bu okuma yazma kursları sayesinde artık kimseye sormama gerek kalmadı” dedi. Böyle çok hikaye var. Bugüne kadar o kurslara giden kadınların verdiği kiloyu hesaplamışlar. 13 ton kilo vermişler.

ÖZGEN- (Gülerek) O, çok iyi.

BÜYÜKAKIN- Hatta arkadaşlara söylerken şakasını yaptım. Kocaeli’nin yükünü hafiflettik. O insanların gözlerindeki mutluluk başka bir şey. Yani hayata tutunmaları çok önemli, bazıları göç edip gelmişler. Burada onlara yardımcı olabilmek çok önemli…

ÖZGEN- Artık son sorum. Yarın bir çocuk adınızı duysa kim bu Tahir Büyükakın dese annesinin ona nasıl bir cevap vermesini istersiniz?

BÜYÜKAKIN- Bizim başkanımız desin isterim. Bilirsiniz, bununla ilgili Halife Harun Reşid ile Behlül Dânâ’nın bir hikayesi vardır. (Eskiden Halife Harun Reşid, Behlül Dânâ hazretleriyle görüşmek, hikmetli sözlerini duymak ister. Adamlarından onu bulup getirmelerini ister. Gidenler onu mezarlıkta uyur halde bulurlar. Uyandırdıklarında, “Siz ne yaptınız! Beni padişahlık makamından indirdiniz. Şimdi ben ne yapacağım?” diye söylenir. Görevliler gidip bu sözleri bildirince, Halife buna bir anlam veremeyip ve huzuruna geldiğinde “Ey Behlül! Bu ne iş? Sen hangi padişahlıktan indirildin?” diye sorar. -Rüyada ne güzel padişahtım. Saraylarım, ordularım vardı. Saltanat ve ihtişam içindeydim, lakin senin adamların beni uyandırdı ve tahtımdan oldum ben. Harun Reşid, “İyi ama Behlül, rüyadaki padişahlığa itibar olur mu? Bak, gözünü açınca her şeyin bittiğini gördün.”-Benim padişahlığım gözümü açınca bitti, seninki gözünü kapatınca bitecek. Aradaki fark ne? Üstelik, ben gözlerimi açınca hayat buldum. Sen gözlerini kapatınca, saltanatından olacaksın. O halde söyler misin, hangimizin hükümdarlığına itibar edilir? Harun Reşid söyleyecek söz bulamaz.) Hayat böyle aslında. Belki en temel kısımlarla saf haliyle bir yerde durmayı başarmak lazım. Yalın olmak, olabildiğince yalın kalmayı başarmak aslında insanın hem insan ilişkilerinde, iş dengesinde en güzel şey. Geçici olanları ayırmak lazım. Hangisi sürekli var, hangisi sürekli yok. Kalıcı olan ne, geçici olan ne. Oralardan baktığınızda zorluk kolay hale geliyor. Belki o dinginlikle baktığınızda da “Size ne desinler” dendiğinde “bizden” desinler, kendilerinden birini, bizden birini bulsunlar. Bir de “Allah Razı olsun” desinler yeter.

ÖZGEN- Başkanım çok teşekkür ederim, ağzınıza sağlık.

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Haber Kaynağı : BEYAZ

BENZER HABERLER

Yorum Ekle

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır. Zorunlu alanlar * ile işaretlenmiştir

PUAN DURUMU
O AV P
1 Galatasaray Galatasaray 20 47 49
2 Fenerbahçe Fenerbahçe 20 45 46
3 Trabzonspor Trabzonspor 21 41 45
4 Göztepe Göztepe 20 27 39
5 Beşiktaş Beşiktaş 20 35 36
6 Başakşehir Başakşehir 20 34 30
7 Samsunspor Samsunspor 21 24 30
8 Gaziantep FK Gaziantep FK 20 27 25
Tamamını Göster
15 Eyüpspor Eyüpspor 20 16 18
16 Kasımpaşa Kasımpaşa 20 15 16
17 Kayserispor Kayserispor 20 16 15
18 Karagümrük Karagümrük 21 18 12
O AV P
1 Amed Sportif Amed Sportif 24 53 49
2 Esenler Erokspor Esenler Erokspor 24 55 47
3 Erzurumspor Erzurumspor 23 43 45
4 Arca Çorum FK Arca Çorum FK 24 36 41
5 Bodrum FK Bodrum FK 23 44 39
6 Pendikspor Pendikspor 24 34 39
7 Bandırmaspor Bandırmaspor 23 31 36
8 Boluspor Boluspor 23 41 35
Tamamını Göster
17 Serik Belediyespor Serik Belediyespor 23 23 26
18 Sakaryaspor Sakaryaspor 23 32 23
19 Hatayspor Hatayspor 24 18 7
20 A.Demirspor A.Demirspor 23 15 -28
O AV P
1 Arsenal Arsenal 25 49 56
2 M.City M.City 24 49 47
3 Aston Villa Aston Villa 25 36 47
4 M. United M. United 25 46 44
5 Chelsea Chelsea 25 45 43
6 Liverpool Liverpool 24 39 39
7 Brentford Brentford 25 39 39
8 Everton Everton 25 28 37
Tamamını Göster
17 N. Forest N. Forest 25 25 26
18 West Ham United West Ham United 25 31 23
19 Burnley Burnley 25 25 15
20 Wolves Wolves 25 16 8
O AV P
1 Bayern Munih Bayern Munih 20 74 51
2 B. Dortmund B. Dortmund 21 43 48
3 Hoffenheim Hoffenheim 20 43 42
4 VfB Stuttgart VfB Stuttgart 21 38 39
5 Leverkusen Leverkusen 20 39 36
6 RB Leipzig RB Leipzig 20 38 36
7 Freiburg Freiburg 21 32 30
8 E. Frankfurt E. Frankfurt 21 41 28
Tamamını Göster
15 Wolfsburg Wolfsburg 21 29 19
16 Werder Bremen Werder Bremen 21 22 19
17 St. Pauli St. Pauli 21 20 17
18 FC Heidenheim FC Heidenheim 21 19 13
O AV P
1 Barcelona Barcelona 23 63 58
2 Real Madrid Real Madrid 22 47 54
3 Atletico Madrid Atletico Madrid 22 38 45
4 Villarreal Villarreal 21 39 42
5 Real Betis Real Betis 22 36 35
6 Espanyol Espanyol 22 26 34
7 Celta Vigo Celta Vigo 23 30 33
8 Real Sociedad Real Sociedad 23 33 31
Tamamını Göster
17 Getafe Getafe 22 16 23
18 Rayo Vallecano Rayo Vallecano 22 18 22
19 Levante Levante 21 24 18
20 Real Oviedo Real Oviedo 22 12 16
O AV P
1 Inter Inter 23 52 55
2 AC Milan AC Milan 23 38 50
3 SSC Napoli SSC Napoli 24 36 49
4 Juventus Juventus 23 39 45
5 Roma Roma 23 27 43
6 Como Como 23 37 41
7 Atalanta Atalanta 23 30 36
8 Lazio Lazio 23 24 32
Tamamını Göster
17 Lecce Lecce 23 13 18
18 Fiorentina Fiorentina 24 27 18
19 Pisa Pisa 24 19 15
20 Verona Verona 24 18 15
O AV P
1 Lens Lens 21 37 49
2 PSG PSG 20 43 48
3 Lyon Lyon 21 34 42
4 Marsilya Marsilya 20 46 39
5 Lille Lille 21 34 33
6 Rennes Rennes 21 31 31
7 Strasbourg Strasbourg 20 33 30
8 Toulouse Toulouse 20 31 30
Tamamını Göster
15 Le Havre Le Havre 20 16 20
16 Nantes Nantes 21 19 14
17 Auxerre Auxerre 20 14 13
18 Metz Metz 21 21 13
O AV P
1 PSV Eindhoven PSV Eindhoven 21 64 56
2 NEC Nijmegen NEC Nijmegen 21 56 41
3 Feyenoord Feyenoord 21 51 39
4 Ajax Ajax 21 41 38
5 S. Rotterdam S. Rotterdam 22 29 36
6 FC Twente FC Twente 22 36 34
7 Alkmaar Alkmaar 21 36 32
8 FC Groningen FC Groningen 21 28 31
Tamamını Göster
15 FC Volendam FC Volendam 22 24 21
16 Heracles Heracles 22 31 17
17 Telstar Telstar 21 25 16
18 NAC Breda NAC Breda 22 23 16
SEO Paketleri Uluslararası evden eve nakliyat Uluslararası nakliyat Uluslararası taşımacılık Yurt dışına ev taşıma