Akçal’dan Kahta Öğretmenevi çağrısı: Yetkililerin sessizliği gizli kamera dedikodusunu büyütüyor
ADIYAMAN (PERRE) - Gazeteci Abdurrahman Akçal, Adıyaman'ın Kahta ilçesinde bulunan Öğretmenevi'ne ilişkin kamuoyuna yansıyan iddialar konusunda yetkili kurumları açıklama yapmaya davet etti.
Akçal, Kahta Öğretmenevi hakkında gündeme gelen iddiaların son derece ağır ve hassas olduğunu belirterek, soruşturma dosyasında gizlilik kararı bulunduğu yönündeki bilgilerin kamuoyunu tamamen karanlıkta bırakmaya gerekçe olamayacağını ifade etti.
GİZLİ KAMERA, ŞANTAJ VE TUTUKLAMA İDDİALARI GÜNDEMDE
Kahta Öğretmenevi'ne ilişkin kamuoyunda gizli kamera ya da şüpheli cihaz bulunduğu, bazı odalarda konaklayan kişilerin görüntülerinin kayda alındığı, bu görüntüler üzerinden şantaj ya da tehdit iddialarının gündeme geldiği, ayrıca bazı kişilerin hesaplarında yüklü miktarda para bulunduğu yönünde iddialar konuşuluyor.
Bir başka iddiaya göre ise olayın, ilçede göreve yeni başladığı öne sürülen bir Cumhuriyet savcısının ailesiyle birlikte kaldığı odadaki klima içerisinde şüpheli bir cihaz fark etmesi üzerine adli makamlara taşındığı ileri sürülüyor.
Akçal, bütün bu iddiaların henüz resmî makamlarca doğrulanmış bilgi niteliği taşımadığını vurgulayarak, suçlamaların içeriği, soruşturmanın kapsamı ve delillerin niteliği hakkında kesin hüküm kurmanın mümkün olmadığını belirtti.
"5 PERSONELİN TUTUKLANDIĞI BİLGİSİ OLAYIN CİDDİYETİNİ ARTIRIYOR"
Kamuoyuna yansıyan bilgilere göre soruşturma kapsamında gözaltına alınan 5 personelin, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildiği ve çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak ceza infaz kurumuna gönderildiği konuşuluyor.
Akçal, bu bilginin dahi olayın sıradan bir söylenti olarak geçiştirilemeyeceğini gösterdiğini ifade ederek, "Ortada 5 kişinin tutuklandığı konuşuluyorsa, kamuoyunun bu kişilerin hangi suçlamalar kapsamında tutuklandığını sorması en doğal hakkıdır" değerlendirmesinde bulundu.

"BU İDDİALAR DOĞRUYSA VAHİM, YANLIŞSA AÇIKLAMA DAHA DA ACİLDİR"
Akçal, Kahta Öğretmenevi'nde gizli kamera bulunduğu iddiasının doğru olması halinde bunun yalnızca adli bir vaka olarak görülemeyeceğini belirtti.
Böyle bir durumun kamu kurumlarına duyulan güveni sarsacağını, vatandaşların mahremiyet hakkını ilgilendireceğini ve kamuya ait konaklama alanlarının güvenliğini tartışmaya açacağını ifade eden Akçal, iddiaların doğru olmaması halinde ise kamuoyunda dolaşan söylentilerin acilen sonlandırılması gerektiğini söyledi.
Akçal, "İddialar doğruysa çok ağır bir tabloyla karşı karşıyayız. Yanlışsa, bu kez de insanların onurunu, aile mahremiyetini ve kurumların itibarını zedeleyen söylentilerin önüne geçmek için açıklama yapılması gerekir. Her iki durumda da suskunluk çözüm değildir" dedi.
"SORUŞTURMANIN GİZLİLİĞİ, TEMEL BİLGİLENDİRMEYE ENGEL DEĞİLDİR"
Devam eden bir soruşturmada delillerin korunması, kişisel verilerin gözetilmesi, mağduriyetlerin büyütülmemesi ve masumiyet karinesine riayet edilmesi gerektiğini belirten Akçal, buna karşın kamuoyuna temel düzeyde bilgi verilmesinin de zorunlu olduğunu kaydetti.
Akçal, soruşturmanın gizliliğini ihlal etmeyecek şekilde, olayın hangi genel suç başlıkları kapsamında yürütüldüğünün, idari ve teknik inceleme yapılıp yapılmadığının, kamu tesislerinde herhangi bir risk tespit edilip edilmediğinin açıklanabileceğini ifade etti.
YETKİLİ KURUMLARA SORULAR YÖNELTTİ
Gazeteci Abdurrahman Akçal, Adıyaman İl Millî Eğitim Müdürlüğü, Kahta İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü, Kahta Cumhuriyet Başsavcılığı, Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığı ve emniyet birimlerinin kamuoyunu bilgilendirmesi gerektiğini belirtti.
Akçal, şu soruların yanıt beklediğini ifade etti:
Kahta Öğretmenevi'nde gerçekten gizli kamera ya da şüpheli cihaz tespit edildi mi?
Öğretmenevindeki odalarda teknik inceleme yapıldı mı?
Klimalar, prizler, yangın sensörleri, aydınlatmalar, havalandırma sistemleri, televizyonlar, modemler ve dijital kayıt cihazları kontrol edildi mi?
Gözaltına alındığı ve tutuklandığı belirtilen 5 personel hangi suçlama kapsamında işlem gördü?
Soruşturma gizli kamera iddialarıyla mı, yoksa farklı bir konu kapsamında mı yürütülüyor?
Kamuoyunda konuşulan şantaj, tehdit ve yüklü para iddiaları soruşturma kapsamında değerlendiriliyor mu?
Kurum personeli hakkında idari işlem, görevden uzaklaştırma ya da disiplin süreci başlatıldı mı?
KAMU TESİSLERİNDE HANGİ TEDBİRLER ALINDI?
Akçal, olayın yalnızca Kahta Öğretmenevi ile sınırlı görülmemesi gerektiğini belirterek, Adıyaman genelindeki kamuya ait konaklama alanlarında alınan tedbirlerin de açıklanmasını istedi.
Öğretmenevleri, kamu misafirhaneleri, sosyal tesisler, kurum konukevleri ve benzeri alanlarda teknik güvenlik taraması yapılıp yapılmadığının kamuoyuna duyurulması gerektiğini belirten Akçal, vatandaşların kamu kurumlarına güvenerek konakladığını vurguladı.
Akçal, "Kamu tesisine ailesiyle gelen bir vatandaş, 'Acaba odamda bir cihaz var mı?' kaygısı taşımamalıdır. Devletin kurumu vatandaşa güven vermek zorundadır. Bu güven de yalnızca iyi niyetle değil, denetimle, tedbirle ve şeffaflıkla sağlanır" ifadelerini kullandı.
"SESSİZLİK DEDİKODUYU BÜYÜTÜR"
Resmî makamların sessizliğinin bilgi kirliliğini artırdığını belirten Akçal, açıklama yapılmadıkça Kahta ve Adıyaman kamuoyunda farklı iddiaların dolaşıma girdiğini söyledi.
Akçal, "Kamuoyunu bilgilendirmemek, yalnızca gerçeğin saklı kalmasına neden olmaz; aynı zamanda yalanın, iftiranın ve bel altı söylentilerin yayılmasına da zemin hazırlar. Bu nedenle resmî açıklama yapmak, yalnızca kamuoyunu aydınlatmak değil, aynı zamanda masum insanları da korumaktır" dedi.
"KİMSE YARGISIZ İNFAZ İSTEMİYOR"
Akçal, konuya ilişkin değerlendirmesinde yargısız infazdan kaçınılması gerektiğini de vurguladı.
Hakkında kesinleşmiş mahkeme kararı bulunmayan hiç kimsenin suçlu ilan edilemeyeceğini belirten Akçal, kamuoyunda adı geçen ya da ima edilen kişiler hakkında kesin ifadeler kullanılmasının doğru olmadığını söyledi.
Ancak bu hassasiyetin kamuoyunun tamamen bilgisiz bırakılması anlamına gelmemesi gerektiğini ifade eden Akçal, "Kimse yargısız infaz istemiyor. Ama kimse karanlıkta kalmak da istemiyor" değerlendirmesinde bulundu.
"KAHTA'DA NE OLDU?"
Akçal, Kahta Öğretmenevi'ne ilişkin iddiaların artık yalnızca adli bir dosya değil, kamu kurumlarına duyulan güven açısından da önemli bir mesele haline geldiğini belirtti.
Öğretmenlerin, kamu görevlilerinin, ailelerin ve vatandaşların kamu tesislerinde güven içinde kalmak istediğini kaydeden Akçal, yetkili kurumların soruşturmanın gizliliğini ihlal etmeyecek ancak kamuoyuna güven verecek bir açıklama yapması gerektiğini ifade etti.
Akçal, açıklamasını şu soruyla tamamladı:
"Kahta Öğretmenevi'nde ne oldu ve bu iddialardan sonra kamu tesislerinde vatandaşın mahremiyetini korumak için hangi tedbirler alındı?"
Gazeteci Abdurrahman Akçal, kamuoyunun dedikodu değil, resmî ve güven veren bilgilendirme beklediğini belirterek, yetkili kurumları sessiz kalmamaya davet etti.
Kaynak : PERRE































































































